AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 Sokakları Benim İçin Kolla

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Deirdré Alkema
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 23
Gerçek İsim : Pelin
Yaş : 20
Lakap : Ateş Kafa

MesajKonu: Sokakları Benim İçin Kolla   C.tesi Şub. 09, 2013 12:13 am

Bir Slytherin, bir Ravenclaw'u kurtarırsa?
sturm gaez & deirdré alkema

____________________________________________________________________________________________________


K I V I L C I M
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Deirdré Alkema
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 23
Gerçek İsim : Pelin
Yaş : 20
Lakap : Ateş Kafa

MesajKonu: Geri: Sokakları Benim İçin Kolla   C.tesi Şub. 09, 2013 12:13 am

Nisan, kızıl kızın hayatına isyan haykırışları ve engellenemez gözyaşlarıyla girdi.

On sekiz yıllık karmaşanın, acımasızca sürdürülen yalanların ve kandırışların mutlu sona bağlanacağını düşünürdünüz. Bir yerden sonra, artık koşmaktan ziyade durmak, soluklanmak istediğinizde beklediğiniz size uzatılan bir şişe su ve oturacak rahat bir koltuktur. Umudun ateşi yalnızca uzun bir süre yanar ve sizin oksijeniniz bittikçe içinizdeki alev yanacak gücü bulamaz olur. İşte o zaman daha fazla kaldıramazsınız. Ruhunuzun sigortası, bedeninizden geçmesine izin verdiği kadar acı yaşarsınız ve o eşik aşıldığında, cevaplarınızdaki amacın can yakmak olması kaçınılmazdır. Acılar labirentinde bilinçsizce koşmaya başlarsınız.

Deirdré Alkema da ilk kez görüştüğü annesinin evinden koşarak çıkarken yapmayı amaçladığı tam da buydu. Eğer onun ve ailesinin yalanlarından sonsuza dek uzaklaştıracaksa her şeyi arkasında bırakmaya, kaçmaya razıydı. Kendisine, mimiklerinden başka hiç benzemeyen sarışın kadınla arasındaki bağı on sekiz yıl sonra kurmaya çalışmanın aslında ne kadar küçük bir ihtimale sahip olduğunu ancak şimdi görebiliyordu. Mutlu olmaya çalışırken acı çekmekten kurtulamamıştı yine. Adalet terazisinde başına gelen kötü şeylerin ağırlığı dizlerinin bağını çözüyor, ayakta duracak takati damarlarından söküp onu hatalı yapımların arasına fırlatıyordu. Bu, kendi varlığını açıklayabilmesinin tek yoluydu; basitçe hatalıydı. Ne kadere, ne Tanrının varlığına inanırdı fakat hayatı için atılan yazı turanın bundan sonra da hep aynı yüzüyle karşı karşıya kalacağından emindi. Daha ne kadar dayanabilirdi ki, hele de arkasından beklemesi ve istediği açıklamayı alacağını haykıran biri yoksa?

Paskalya tatili için geldiği kadının evinde ona ayrılan mavili odaya çıkması ve zaten doğru dürüst yerleştirmediği eşyalarını toplaması çok uzun sürmedi. Ahşap merdivenleri takır tukur inerken elindeki valizin ağırlıyla uyuşan kolunu kıtı kıtına hissediyordu zira aklı bir an önce oradan uzaklaşmaktaydı. Ancak bir Fransız sarayına ait olabilecek salon dekorasyonunun ortasında neredeyse kaybolan kadının, annesi diye nitelendirmekten acizdi artık, sırtı dönük sükunet içinde duruyor olmasının içinde yarattığı his yalnızca daha fazla tiksintiydi. Evet, teknik olarak annesiydi ama kızının gözünde kendine manevi bir değer biçememiş bir anneydi, öylece duruşu da bunun kanıtıydı zaten. Merdivenlerden inip valizini sürüyerek kapıya doğru hızlıca ilerlerken kadının tepkisiz kalışını da şaşkınlıkla izledi. Suratını yalayan soğuk ısırıyordu ama onu ayıltacak kadar değildi, o yüzden demir kapıyı çarparak çıktığında, ritmini kaybetmeden, onu tren istasyonuna götürecek ve Rusya’dan olabildiğince uzak bir yere bırakacak bir taksi çevirmek üzere sokakta hızla ilerlerken buldu kendini.

+++

Kasım, derin bir iç çekişle geldi. Alkema kızı, kaçışının altıncı ayında sonunda çulsuzdu. Ne kalacak bir yere, ne de eve dönmeye verecek parası kalmamıştı. Hoş, bıraktığı yerlere evi demek yabancıydı artık. Küçük Muggle kasabasının pansiyonunda bir gece geçirebilmek için dahi denkleştiremediği birkaç galleon cebinde şıngırdıyor, sarı sokak lambalarının aydınlattığı soğuk gecede deri ceketine sarınarak ilerliyordu. Düşüncelerinden arınmış olduğundan başını yaslayacak bir bank bulabilmesi için geçen süre ona saatler gibi gelmişti ama onun da ıslak olduğunu gördüğünde umutlarının elinden süzülüp gittiğine inanmaktan başka çaresi yoktu. Vaktin saatbaşı olduğunu bildiren tek bir gong sesi sessizliği yarıp geçtiğinde geceyarısını vurduğunu fark etti şaşkınlıkla. Demek altı saattir dolanıp duruyordu? Vücudundaki enerji kaybını doldurmak için esnerken yeşil gözlerinin dolmasına mani olamadı. Durumu oldukça can sıkıcıydı. Belki birinin evine gizlice girebilirdi ama bu da büyük ihtimalle bir dizi hoşnutsuz duruma ve şerifin ofisinde en azından bir gecelik gözaltına yer hazırlardı. Belki ceketinin üstüne oturup donma tehlikesini göze alarak uyuyabilirdi ama...

Birini çağırsaydı? Onu alabilecek birini? Her şeyi göze alıp Frankfurt’un bu ufak kasabasında belirebilecek, kolundan tuttuğu gibi onu sıcak bir yere götürebilecek, hatta üstüne bir de eline yeşil çay tutuşturabilecek birini? Bacaklarında çok şık duran dizaltı, uzun siyah çizmenin içinden asasını çıkarırken elinde olmadan birinin onu görüp göremediğini kontrol etti ama aslında çok da umrunda değildi. Geri dönmek belki çok sarıldığı bir durum olmazdı ama Ravenclaw mantığının fısıldadığı buydu. Kiraz ağacından yapılma asayı ışıkları bulanıklaştıran hafif sisin ortasına salladı, “Expecto Patronum.” Beyaz ışıklı tilkiyi doğru kişiye ulaştırabilmek için çok, çok küçük bir şansı, başını altı ay içinde yaşadıklarından çok daha büyük bir belaya sokması için kocaman bir ihtimal vardı karşısında. Riski aldı.

“Sturm Gaez’e gitmeni istiyorum. Mesaj şu: Frankfurt, Leesten’dayım. Sıkıştım, sana ihtiyacım var.”

____________________________________________________________________________________________________


K I V I L C I M
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sokakları Benim İçin Kolla
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Benim giflik resimler köşem
» HANIMLAR EVINIZIN RESMINI CEKIN
» Erkin Koray ''38'' FuLL Albüm
» AYŞEM SENİ SEVİYORUM SENİN İÇİN CANIM AŞKIM
» Sen benim tutkularımsın

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: