AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 infinite dreams.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ramona Grimwood
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 16.
Gerçek İsim : -
Nerden : E-713
Lakap : sloth.

MesajKonu: infinite dreams.   C.tesi Eyl. 10, 2011 9:55 pm

. i n f i n i t e - d r e a m s .

RP Yeri/Zamanı: Günümüz, Hogwats Arazisi.
RP Karakterleri: Ramona Grimwood, Ronald Grimwood.
-------------

Buluşma yerine, planlanan buluşma saatinden önce gelmek pek Ramona'ya göre değildi. İnsanları bekletmekten hoşlandığı söylenemezdi, ama erken ortaya çıkması da sık rastlanan bir durum değildi. Ramona belki de ilk defa, tamı tamına yirmi üç dakikadır Hogwarts'ın yemyeşil çimlerin üzerinde bağdaş kurarak oturmuş, kuzenini bekliyordu. İlk birkaç dakika boyunca, doğudan esen rüzgar yüzünü okşarken gerçek huzurun bu olduğunu düşünmüştü. Birkaç dakika sonra tatlı esinti bu düşüncelerin hepsini alıp götürmüştü ve Ramona'nın canı sıkılmaya başlamış, olduğu yerde hafifçe ileri geri sallanarak zihninde en sevdiği şarkıyı mırıldanmıştı. Ondan birkaç dakika sonra ise artık canı gerçek anlamda sıkılmıştı, ancak bir anda kendini insanları izlerken bulmuş, derin düşünceler içinde zaman kavramından soyutlamıştı kendini. Önünden tanıdığı, birkaç kez görmüş olduğu ve daha önce görüp görmediğinden emin olmadığı birkaç insan geçmişti. Büyük olasılıkla bir yere yetişmek için şatoya koştura koştura giden bir Gryffindor, arkadaşının yaptığı espriye yüksek sesle gülen bir Hufflepuff. Kendi kendine konuşan bir Ravenclaw onu görmezden gelerek önünden yürüyüp geçmişti. Ondan selam vermesini falan da beklemiyordu tabi Ramona. Dost canlısı bir kız olduğu söylenemezdi. İnsanları umursamamayı çok önce öğrenmişti. Ramona hiçbir zaman sosyal açıdan başarılı bir kız olmamıştı. En yakın arkadaşı kuzeni Ronald, diğer yakın arkadaşları da annesinden habersiz aşırabildiği birkaç grafik romanıydı. Derken, önünden geçen mutlu bir çift gözüne takıldı. Kız, sevgilisinin koluna girmiş, ağzı adeta kulaklarına varmış bir şekilde yürüyordu. Daha doğrusu bulutların üzerinde yürümeye falan çalışıyordu herhalde, çünkü pek dengeli yürüdüğü söylenemezdi. Fazla endorfin böyle bir etkiye neden olabilir miydi? Belki biraz fazlası…

Rüzgarı bir kez daha hissetmek için gözlerini kapattı. Ramona, yalnız gelip yalnız gitme kararı almıştı bu dünyadan. Pek aşk yaşayacak türden bir kız değildi. Onun, nasıl söylenir, yapacak daha önemli işleri vardı. Geldiği ilk günden beri planladığı, ancak ilk defa önceki sene hayata geçirdiği bir iş. Karşılığında para kazanmıyordu, ancak bu sayede sırları açıklığa kavuşturma açlığını dengede tutabiliyordu. Mugglelar dedektiflik gibi isimler takmıştı bu işe, o ise gizem avcılığı ya da kaşifliği uygun buluyordu. Yaptığı tek şey sevgilisini aldatan birini yakalamak değildi çünkü. Her kızın bir hobisi vardır. Ramona'nınkiyse buydu.

Yaptığı işte tek başına değildi. Kuzeni, onun ortağıydı. Belki suç ortağı demek daha doğru olurdu. Çünkü birlikte belki de binlerce kuralı çiğnemişlerdi bugüne kadar. Ancak geçen birkaç yılın ardından şatonun bir haritasını çıkartmış, gizli geçitleri ve diğer birçok önemli noktayı işaretlemeyi bitirmişlerdi. Şimdi de, onunla önemli bir konuda konuşmaları gerektiğini söylemiş olan kuzenini bekliyordu, artık belki de yarım saatten fazladır. Ronald'ın geldiğinde -hala geleceği konusundaki ümitlerini kesmemişti- iyi ve gerçekten geçerli bir nedeni olsa iyi olurdu. Geçen yarım saati çimenlere uzanıp insanları izlemekten daha yararlı geçirebilecek bir iş bulabilirdi pekala.

Ramona gözlerini açıp oturduğu yerden ayağa kalktı. Güneş gitttikçe batarken hava da soğumaya başlamıştı. Kan dolaşımını biraz hızlandırmak için yürümeye başladı. Yasak Orman'a doğru. Birkaç on metre gittikten sonra, ormanın sınırındaki ilk ağaç ile arasında üç metre kadar mesafe kalmıştı. Kafasını kaldırıp uzun ağaçlara, ardından ormanın karanlığına baktı. Bu kadar yakından bile, ormanın içi kapkaranlık görünüyordu. Büyük Hogwarts şatosunda gezmedikleri yer kalmamıştı belki, ama bu orman… Tamamen yabancısıydı bu ormanın. Bugüne kadar birçok plan yapmıştı. Bir görünmezlik pelerini bulmak ya da çok özlü iksir yapıp herhangi birinin kılığına bürünüp ormana sızmak gibi. Böylece yakalanırsa kendi başını yakmamış olacaktı. Ancak biraz düşündükten sonra planlarda çok boşluk bulmuştu ve belki de biraz korkudan dolayı planlarını ertelemişti. Bu yılı da sayarsa okulun bitmesine iki yılı daha vardı ve okuldan gitmeden önce o ormana girmek için yemin etmişti. Dışarıdan çok korkunç göründüğü su götürmez gerçekti. En yürekli insan bile manzara karşısında tereddüt edebilirdi. Ancak içeride gezen korkunç şeylerin yanında bir o kadar güzel ve muhteşemlerinin de var olduğundan emindi Ramona. Ellerini beline koyup ormana meydan okurcasına uzun uzun baktı.
"İçinde hangi muhteşem sırları barındıyorsun, ihtiyar orman?"


____________________________________________________________________________________________________


En son Ramona Grimwood tarafından Paz Eyl. 11, 2011 8:26 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ronald Grimwood
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 17
Gerçek İsim : Ömer
Lakap : Hellion

MesajKonu: Geri: infinite dreams.   Paz Eyl. 11, 2011 6:58 pm

"Bıraksana kızım yakamı, kafayı mı yedin?" diyerek karşısında duran, adını bir türlü hatırlayamadığı bir Slytherinli kızın pençelerinden kurtulmaya çalıştı. Kadınlar sinirlendiklerinde gerçekten de akıl almaz şeyler yapabiliyorlarmış, diye düşünüyordu. İçinde bulunduğu durumdan bir an önce kurtulmak istiyordu ve hemen bir şeyler düşünmeliydi. Aslında bu olaylara alışkındı ama nabza göre şerbet döküyordu her zaman. Bu kadar çıldıran bir kızla da ilk defa karşılaşıyordu. Genellikle kızlarla yatıp kalktıktan sonra onları def edince verdikleri tepki gözyaşları oluyordu.
“Bak Samantha--”
“Jessica!”
“Evet, Jessica. Jessica, bak seninle yaşadığımız şey gerçekten güzeldi, ama öyle de kalacak anlıyor musun beni?”
"Cehennemin dibine git Ronald!” diyerek tokat yiyordu karşısındaki güzel bayanla yaptığı kısa konuşmanın ardından. İlk defa bir kızdan yediği tokadın ardından enteresan olsa da haz duymuştu. Aynı zamanda tokat attığında çıkan ses bir anda herkesin onlara bakmasını sağlıyordu haliyle. Ronald bu gibi durumlarda yapılabilecek en iyi şeyin her zaman dalgaya almak olduğunu düşünürdü ve öyle de yaptı. “Evet dediğimi duydun Jessica! O çocuğu aldıracaksın işte o kadar!” diyerek havalı bir şekilde ayrılıyordu yanlarından. Arkasını döndükten sonra suratında oluşan şeytani gülümsemeyi kontrol edememişti. Jessica'nın yanından ayrılırken kızın kendisine bakan suratlara cevap vermeye çalıştığını fakat bir iki anlamsız kelime dışında bir şey söyleyemediğini hala duyabiliyordu. Bu iş sandığından uzun sürmüştü. Ne beklemeyi ne de bekletmeyi severdi. Bir iş -kişisel ihtiyaçları- için kuzeniyle buluşması gerekiyordu ve çok geç kalmış olmasından korkuyordu.

Merdiven basamaklarını hızla iniyordu. Biraz geç kalmıştı ve daha da gecikmemek için seri adımlarla ilerliyordu. Aptal bir kediyi bulmak zorundaydı ve kuzeninin ona yardım edebileceğini düşünüyordu. Aslında bulmak zorunda olmaktan ziyade sarışın aptal ama bir o kadar da güzel kızı elde etmek istiyorsa o kediyi kesinlikle bulmalıydı. Altıncı sınıflardan yazdığı güzel kızın kedisi bir kaç gündür kayıptı ve kız onu hiçbir yerde bulamamıştı. Başlarda kızın neden kendisinin aramadığını düşünse de cevabı kızın Gryffindorlu olduğunu anlayınca kendi kendine vermişti. Bütün salaklar Gryffindor’da mı toplanıyordu gerçekten? Salak ve güzel! Kızın nazik ve tahrik edici konuşmasından sonra kediyi bulmak onun için bir vazife olmuştu. Bu dedektiflik işlerindeki ortağı ve kuzeni Ramona'dan yardım almalıydı. Beklemekten sıkılıp gitmemiştir, diye umuyordu. Kafasındaki düşüncelerden kurtulup adımlarını tekrardan hızlandırdı.

Araziye çıktığında göze çarpan ilk şey güneş olmuştu. Bu sonbahar sabahında kurumuş yaprakların yerleri süslediği bir zamanda böylesine güneşli bir hava iç ısıtan cinstendi. Yerdeki sonbaharın simgesi yaprakları uçuran hafif bir rüzgâr esiyordu. Etrafta insanlar, çiftler dolanıyordu bu güneşli günde. Etraf çok kalabalıktı, o kadar kalabalıktı ki sanki herkes arazide takılmak için sözleşmiş gibiydiler. Etrafta tanıdığı birkaç Ravenclawlı öğrenci vardı. Onlara selam verecek kadar zamanı yoktu, kafasını eğdi ve görmemiş gibi davranarak yanlarından geçti. Onlardan biraz uzaklaşınca kafasını kaldırıp keskin gözlerle etrafı süzdü. Kuzenini arıyordu ama kalabalığın içinde bulmak zordu. Onu birazcık tanıyorsa bu kalabalıkta bir yerde olmayacağıydı. Kesin bir ağacın altında oturmuş sakin bir yerde kendisini bekliyordu. Kalabalıktan sıyrılarak yasak ormana doğru ilerledi.

Evet, tahminleri doğruydu, bir ağacın altında öylece dikilmiş, ormanın derinliklerine dalmıştı Ramona. Elleri belinde kendi kendine konuşuyor gibiydi. Kısa adımlarla yanına yaklaştı Ronald. Onu ürkütmemek için biraz kısık bir tonda konuştu. “Kendi kendine konuşmak için daha çok gençsin kuzen. Dur sen konuşmadan diyeceklerimi bitireyim. Altıncı sınıflardan bir kızın kedisi kaybolmuş, bulmamda bana yardımcı olmalısın ve evet kız meselesi ve evet benim için bu yüzden önemli.”

____________________________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ramona Grimwood
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 16.
Gerçek İsim : -
Nerden : E-713
Lakap : sloth.

MesajKonu: Geri: infinite dreams.   Ptsi Eyl. 12, 2011 10:07 pm

O kadar yoğunlaşmıştı ki ormanı izlemeye, kendini dünyadan soyutlamıştı adeta. Kuzeni arkasından ona seslendiğindi zaman da dolayısıyla biraz geç algıladı onu Ramona.

Sorumsuz kuzen, diye geçirdi içinden muzipçe. Annesi Ramona'yı sorumsuz olmakla azarlardı çoğu zaman. Önünde ona güzel bir örnek tablosu çizen Ronald'ı göz ardı ederdi hep. Sorumsuz aslında doğru kelime sayılmazdı Ronald için. Çünkü Ronald sorumsuzdan çok umursamazdı. Evet, doğru kelime buydu. O kadar keskindi ki bu, kokusunu bile alabilirdiniz. Bir de şu kız meseleleri. Belki de onlarca defa başı belaya girmişti okuldaki onlarca kızla. Çoğu seferinde de arta kalanları temizlemek Ramona'ya kalırdı. Tam olarak şöyle işlerdi mekanizma: Ronald bir kızı gözüne kestirir, kızı tavlar, canı sıkılır ve Ramona kuzeni için gidip kızla konuşmak zorunda kalırdı. Şimdi de kalkmış kedi bulma görevi üstlenmişti.


"Ben de kırk dakikadır falan bekliyorum işte," dedi, kuzenine has bir alaycı tavırla. Ama kuzenini tanıyordu ve geç kalmış olmasının nedeninin bir başka kız olduğundan emindi. Hep böyle olurdu zaten. Bir ara kuzenini şu kızlardan uzak tutmak için bir plan bulmayı zihninde bir yere not etti. Ama şimdi. Evet. Kedi. Kayıp bir kedi. Kedi mi? "Kedi mi?" diye yineledi zihnindeki Ramona'yı, bu sefer yüksek sesle. Suratı inanamaz bir hale bürünmüştü. "İşimizin kayıp kedileri bulmak olduğunu sanmıyorum, kuzen. Yani, kedi sonuçta, ne olmuş olabilir ki? Yerdeki su birikintisinden su içerken bir basiliskin yansımasını görüp taşlaşmış, sonra da doldurulmuş bir hayvan sanılıp bir müzeye götürülmüş olamaz herhalde, değil mi?" Bir an duraksadı. Söyledikleri ona bile fazla tuhaf gelmişti. Derin bir nefes aldı. "Yani demek istediğim, canı sıkılmış ve gezmeye falan çıkmıştır. Geri gelir, ve üzgünüm, şu kızı tek başına tavlamak zorundasın."

Bu bir ilk olsa gerekti. Kuzenini daha önce hiç geri çevirmemişti. Üzülüyordu bunun için, gerçekten, ama çok sabırsız bir kızdı Ramona ve bu kızlar mevzusundan da canı sıkılmaya başlamıştı doğrusu. Aslında gerçek neden, biraz önce belirmişti kafasında. Yıllardır, Yasak Orman'a girme planları yapmıştı, ama sadece plan yapmış olmak için. Hiçbiri gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan ütopik planlardı. Ama şimdi aklına yeni yeni dank ediyordu. Beş dolu yıl bu okuldaydı, altıncı yılına başlamıştı, ama henüz bu ormanın sınırından içeriye bir adımını bile atamamıştı. Orman kocamandı, belki tamamını bile keşfedemeden okul bitmiş olacaktı. Bunca sene buna cesaret bulamamıştı, bir şekilde ertelemişti, kendini sevgililerin ihtiras dolu dünyalarındaki problemleri çözmeye odaklamıştı. Ama birkaç dakika, orada öylece durup ormanı izlemek, aklını başına getirmeye yetmişti. Bunu belki de çok daha önceden yapmalıydı. Kuzeninin ne düşündüğünü umursamayarak -bu kuzeninden öğrendiği birçok şeyden sadece biriydi- tekrar yüzünü karanlık ormana döndü. Biraz isteyerek, biraz da kendiliğinden, suratında kederli bir ifade belirdi. "Altı yıl. Okula adımımı attığım ilk gün bu ormana girip içindeki güzellikleri keşfetmeye yemin ettim." İçini çekti ve kafasını eğdi. İki üç saniye kadar öylece, sessizce bekledi. Sonra kafasını isteksizce kaldırıp vücudunu da, biraz zorlayarak tekrar kuzenine döndürdü. "Şu kediyi tarif etsene."

____________________________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ronald Grimwood
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 17
Gerçek İsim : Ömer
Lakap : Hellion

MesajKonu: Geri: infinite dreams.   Çarş. Eyl. 14, 2011 9:38 am

Reddedilmek? Ağızda bıraktığı his biraz garipti. Yutkunmakta güçlük çekiyordu insan. Şimdi anlıyordu karşısındaki kızların hislerini, evet şimdi daha iyi anlıyordu. Ağızda kötü tat bırakan bir yiyecek gibiydi sanki. Tatmak istemediğin fakat hep damağını emdiğin cinsten. Gerçekten artık karşısındaki kişilere iyi davranmalıydı, onlara nazikçe yaklaşmalıydı. Ya da şu anki haline devam etmeliydi. Evet ikinci seçenek kulağa hoş geliyordu. "Kirlettin beni Ramona umutlarımı çaldın. Oysa ne hayallerim vardı; güzel, hoş, çekici, sapıkça hayallerim. Gerçekten bunu senden beklemezdim kuzen. Ühühühü" Bu alaycı konuşmanın ardından bir o kadar daha alaycı ve yapmacık ağlamayla iyilik bekliyordu. Ramona onu ilk kez reddediyordu. İlk kez yardıma ihtiyacı varken sırtını çeviriyordu. Ramona böyle biri değildi, her zaman Ronald'a destek çıkmıştı, gerçekten her zaman. Reddedilmeyi bırak üzerine bir de azarlanmıştı. Bir kediyle ne işi olur diye. O kadar alçaldığını mı ifade etmeye çalışıyordu, henüz bilmiyordu Ronald.

Kızı kendisinin tavlaması gerektiğini söylemişti Ramona. Orası zaten kendisine kalıyordu. Kedi sadece bir araçtı onun için,iyi bir başlangıç için güzel bir araç. Ronald şimdi aptal bir kediyi tek başına bulmak zorundaydı. Ramona ondan daha akıllıydı ve bunu ondan daha iyi kullanabiliyordu. Ya da Ronald aklını fazla kullanmıyordu, kullanmak istemiyordu da denebilir. Gerçekten de kuzeni tarafından sırt çevrilmişti ona. Dalgaya alsa da içten içe şaşkınlığın gizleyemiyordu. İfadelerinin ardından bir yanıt alamayınca kafasını eğerek arkasını döndü. Tam yürümeye başlayacaktı ki Ramona'nın sesi onu durduran kuvvet olmuştu. Yasak ormana girmek orayı keşfetmek istediğini söylüyordu. Ronald kuzeninin delirdiğini düşünmeye başlamıştı. Çünkü gerçekten bir deli yasak ormana girmeye cesaret edebilirdi. Ya da geri zekalı bir Gryffindorlu.Fakat bu sözcüklerinin arkasında bir şey vardı Ramona'nın, bir yufka yürek. Ronald sesini çıkarmadı, ciddi ciddi kuzeninin delirmiş olabileceğini düşünüyordu. Yasak ormana girmek?Gerçekten çiğnedikleri onca kural bunun yanında pire kalırdı. Yasak ormana girmek sadece bir suç değildi, hayatları da tehlikeye girebilirdi. O ormanda pek çok yaratık bulunurdu, farklı bir açıdan bakılırsa da -deli açısı- -Ramona açısı- muazzam güzellikler... Ronald umuyordu ki aptal bir kediyi bulmasına yardım etmesinin bedeli yasak ormana girmek olmazdı.

Öylece ona bakıyordu Ronald. Söylediği sözlerden sonra şok olmuştu adeta. Hiçbir şey söyleyememişti duyduklarından sonra. Kısa süren sessizliği Ramona bozmuştu. İç çekerek Ronald'dan kediyi tarif etmesini istemişti. Ronald bunu duyunca suratında bir tebessüm belirdi. Kuzeninin onu yarı yolda bırakmayacağını biliyordu. "Beni yarı yolda bırakmayacağını biliyordum kuzen!Çünkü öyle biri hiç olamadın." sözlerinin ardından kuzeninin iki yanağına sesli birer öpücük kondurduktan sonra kediyi tarif etmeye başlamıştı. "Aşırı tombul bir kedi.Sanırım cinsinin tekir olduğunu söylemişti.Aşırı kilolu,tüylü ve kahverenginin üstüne siyah çizgiler.Uhh gerçekten hatırladığıma şaşırdım."

____________________________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: infinite dreams.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
infinite dreams.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: