AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 Kurgu 3; Üç Ok Müritleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oyun Kurucu
Oyun Kurucu
Oyun Kurucu
avatar

RÜTBE : AŞK OLSUN?

MesajKonu: Kurgu 3; Üç Ok Müritleri   Cuma Eyl. 09, 2011 1:32 pm


“Yoldaşlarım! Aramıza yeni katılanlar ve zaten başından beri bizimle olanlar, hoş geldiniz. Birlikteliğimiz, bağlılığımız yüce zafere değin sürsün!” diye söze başladı uzunca maun masanın en başında, sağ tarafta oturduğu yerde dikilen adam. Duvar kağıtları yırtılmış, pencereleri camsız, mobilyasız büyük salonda sesi olduğundan kat ve kat yüksek çıkıyordu. Konuşurken, biçimden biçime giren buruşuk, lekeli suratı gibi, cüssesine göre ufak kalmış, sonuna kadar tıraşlı başının titremesine de engel olamıyordu besbelli. Bir eli konukları selamlamaya yönelik basit bir hareketle savruldu havada usulca, normalde nazik sayılabilecek bu davranış nedense bu adamda kaba, küfür gibi ağır bir izlenim yaratıyordu. “ Birlikteliğimiz, bağlılığımız yüce zafere değin, karanlık göğü kaplayana, akabilecek tek masum kan kalmayana değin sürsün!” Bu sözleri her toplantının başında neredeyse aynı vurguyla tekrar edilen bir rutin işten başka bir şey değildi. O bu kelimeleri sarf ederken belli ki celalleniyordu, ancak onu dinleyen onlarca müritten herhangi birinin bu sözlere karşı tepki verdiği olmazdı. Hep aynı kayıtsızlık ve sakinlikle bakarlardı adamın suratına. Adam da bunu her seferinde fark eder, aynı bozulmuş surat ifadesi ile çökerdi yerine.

Adının Dimitri olduğunu hatırladığı tıraşlı adam, her zamanki kaba tavırlarıyla cübbesini düzeltip oturdu yerine. “ Yüce Lord öldüğünden beri karanlığın ne kadar kuytulara çekilmek zorunda kaldığını hepimiz biliyoruz.” dedi en başta aldığı derin soluğu tek seferde harcayarak. Kederli sesindeki tını kötü görüntüsü ile müthiş bir tezat içindeydi.

Topluluğun liderinin sağ kolu sayılırdı ve toplantıların rutin konuşmalarını, gündem hakkında bilgilendirmelerini ve düzenlemeleri o yapardı. “Topluluğumuz, Üç Ok Müritleri her geçen gün büyüyor, genişliyor. Ancak bu yeterli değil, kendi içimizde birliği sağlayamazsak hakkımız olanı nasıl alabiliriz! Büyücü dünyasında hak ettiğimiz yeri alabilmek için daha fazla müride ihtiyacımız var. Sonra bakanlığa sızacağız, kolay olmaz ama bir yolunu buluruz elbet.” Derin bir düşünceye dalmışçasına bakışlarını masanın üzerine yerleştirdiği nasırlı ellerine çevirdi. “Bakanlık uzlaşmak istiyor.” Boğuk kadın sesi mobilyasız salonda defalarca yankı yaptı. Birçoğu duyduğunun ne anlama geldiğini kavramaya çalıştığından konuşamadı, kalanı ise konuşma cesareti gösteremiyordu. Zehir Muştası lakaplı lider yaslandığı tahtı andıran koltuğundan biraz öne doğru eğildi. Konuştuğunda sesi hırıltılı ve genizden geliyordu. “Ne dedin sen, Johanna?” buyurucu ses bir süre sessizliği getirdi beraberinde. “Demek istedim ki, yani haberler… Gelecek Postası ve diğerleri yazıyor, bakanlığın müritlerle uzlaşmak gibi bir planları olabilirmiş. Şu ırk yüzünden.” Sesi belki de korku yüzünden, git gide daha kısık bir hal aldı ve sonra kesildi. “Irk?” Zehir Muştasının suratından bir an için türlü ifadeler geçti. Şaşkınlık, merak ve korku rahat seçilebilenlerdi, geri kalanı ise birbirinden anlamsızdı. “Mortecalidler.” dedi aynı çekingen tavırla genç cadı. “Mortecalidler…” diye tekrar etti Zehir Muştası. Koltuğuna gömülür gibi yaslandı ve sessizliğe teslim oldu. Şimdi az öncekinden çok daha az ihtişamlı görünüyordu oturduğu yerde. Mortecalidlerin ne olduklarını çok iyi biliyordu. Ve geri dönmeleri ihtimali, evet bunun hakkında bir şeyler duymuştu ama fazlasıyla uydurma ihtimali olan şeylerdi ve o da bunlara söylenti gözü ile bakmıştı. Ama gazetelerin de bunları yazıyor olması... Yavaşça alnına götürdü elini, başı patlamak üzereymiş gibi ağrıyordu. “Toplantı bitmiştir.” diye fısıldadı zor duyulur bir sesle.

Bir rol oyunundan alıntı;

Londra’nın yaşamsız kalmış, yerleşimin seyrek olduğu bölgelerinde, çoğu gece sokaklara amansız bir sis tabakası çöküyorsa, bunların sebebi çoğunlukla Üç Ok Müritleri olurdu. Her akşam, daha önce kullanmamış oldukları bir mekânda toplanır, sürdürdükleri eylemler için tartışır, gelecek eylemler için plan yaparlardı. Zehir Muştası adı ile kendini tanıtan bir liderleri vardı ve Londra’daki en kalabalık mürit topluluğu Üç Ok olduğundan Zehir Muştasının karanlık tarafta sözü çok geçerdi. Çok az mürit ya da karanlık büyücü onun elinin ulaşamayacağı bir noktadaydı ve o zaman da, kullanılabilecek başka eller mutlaka vardı.


____________________________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kurgu 3; Üç Ok Müritleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Site Genel :: Kurgu :: Yan Kurgular-
Buraya geçin: