AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 Gelecek

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alex Clairfield
Sihir Bakanlığı
Sihir Bakanlığı
avatar

RÜTBE : SİHİR BAKANI & MORTECALİD
Gerçek İsim : Nagehan

MesajKonu: Gelecek   Salı Ağus. 23, 2011 10:39 am

Elindeki gazeteyi, yalnızca bakışları ile yapacağı bir büyü ile yok edecek ve yaptığı büyü gazetenin üzerindeki büyük puntolu başlıklardan yürüyüp, basıldığı matbaayı yok edecekmiş gibi okuyordu. Gözleri metinde ilerlerken her zamankinden biraz daha hızlı ve sabırsızdı. Gazeteyi ikiye katlamış tek elinde tutuyordu ve boşta kalan eli ile masanın üzerinde kısa, gergin tıklarla ritim tutuyordu. Okuduklarına öyle aşina idi ki, metini okumadan yazabilirdi. Yine de her gün masasında gündemden bir şeyler buluyor ve bunları okumak zorunda hissediyordu kendini. Son günlerde daha çok duyuyordu ‘Mortecalid’ ismini ve bu hiç hoşuna gitmiyordu. Genç bir gazeteci ölmüş ve tüm olanlar hızlanmıştı. Bir şeyler yapma ihtiyacı duyuyordu ancak ne yapabileceğinden emin değildi. Şu anda emin olduğu tek şey, son ihtiyacı olanın bir kaos olduğuydu ve düzeni sağlamak için yaptıklarının hoş görülüp görülmemesini umursamıyordu bile. Asla dikta taraftarı olmamıştı ancak medya ve sokakta kulağına gelen kışkırtıcı diyalogları engellemesi gerekiyordu. Aksi takdirde bütün bunlar yüksek bir dağın tepesinden yuvarlanan bir kartopu gibi, çığ getireceklerdi artlarından. Derin bir nefes alıp geriye yaslandı, rahat makam koltuğuna gömülüp, tam boynuna denk gelen yere yasladı başını, bakışları tavanda gezindikten sonra kısa bir süreliğine kapandı. Ardından tekrar masanın üzerine dönerek eline rastgele bir gazete daha aldı. İlk sayfa da Mortecalid’lerle ilgili bir şey göremiyordu ancak iç sayfalarda bulabileceğini düşünüyordu. Elindeki gazete asla bakanlık yandaşı olmamıştı bu nedenle uyarıları pek dikkate aldığı söylenemezdi. Hızla sayfaları çevirip, gözüne takılan bir başlıkta durdu.

    “En son Londra Hampstead Kasabası’nın üç ila altı kilometre dışında görüldüğü iddia edilen üç büyücüden hala haber alınamadı. Muggle medyasına fidye davası olasılığı ile düşen bu haber, son bir aydaki diğer altı kayıpla birlikte akıllarda soru işareti yaratıyor. Tüy kalemlerimize soğukkanlılığı yansıyan bakan, söylentileri kesin bir dil ile reddetti. Bunun yanında, halkın büyük bir kesimi mortecalid denilen ırkın tekrar döndüğüne inanıyor. Söylentilerin arasında sihir bakanı Alex Clairfield’ın, mortecalid adını kullananları gizli yollardan cezalandırdığı da yer alıyor…”


İşte bu biraz fazlaydı. Cezalandırdığı demek? Bu iş gitgide büyüyor, uzuyordu ve bu Alex Clairfield’i gerçekten hoşnut etmiyordu. Gazeteyi bırakarak, asasına davrandı. Otomatik olarak, habere yöneltti ve yarı duyulur yarı duyulmaz bir sesle büyülü sözcükleri fısıldadı. Gazete tam da kendi adının bulunduğu yerden yanmaya başlarken, yerinden kalktı. Odanın içinde sabırsız adımlarla dolaşmaya başladı. Yazarlar bunları yazacak cesarette ortalıkta dolaşıyor ve cezadan bahsediyorlardı, gerçekten ironik diye düşündü cadı. Seherbazları kayıpları bulmaya yöneltmişti. Ancak elbette sonuç çıkmıyordu, sonuçsuz kalacağını bildiği bir aramaya adamlarını yollamak komik geliyordu Alex’e yine de bunun, yani seherbazların iş üzerinde olduğunu bilmenin halka iyi geleceğinden emindi. Bu onları gerip bir şekilde rahatlatıyordu. Seherbaz kelimesi dahi onlarda güven uyandırıyordu ki bu gayet anlaşılırdı. Ancak Alex her şeyi toparladığını düşünürken birkaç çatlak ses ortaya atılıyor ve her şey yeniden bulanıyordu. Bu gazete hakkında bir şey yapmalıydı. Bir şey yapmak zorundaydı. Gözleri masasının üzerindeki saate kaydı, tersine akan bir su saatiydi, içindeki mavi-gri sıvı yukarıya akıyordu fakat Alex ona öyle alışkındı ki, saati düzgün bir saatten çok daha rahat görüyordu onda. Az sonra seherbazlar ile yapacağı bir toplantı vardı bu yüzden cisimlenmekten vazgeçti. Asasını zarif bir bilek hareketiyle salladı aniden, kelimeleriyle birlikte asanın ucundan gümüşi izlerle bir kuzgun çıktı. Kanatlarından gri parıltılar saçarak başının üzerinde düzgün bir tur attı sonra odanın kapalı camının içerisinden süzüldü.

Çok fazla zaman geçmeden yumuşak bir sesle, beklediği kişi geldi Alex’in odanın içerisinde belirirken cübbesinin başlığı yüzünü hala örtüyordu. Hızla onu geriye attı ve derin mavi gözleriyle cadının yüzüne baktı. Olan bitenin farkındaydı elbette, bunu iyice katılaşmış yüz hatlarında görebiliyordu Alex. Büyücü asasını salladı ve odayı kontrol etti öncelikle sonra “Sorun ne Alex?” dedi tonsuz bir ses tonu ile. Ona hala ön adıyla hitap edebilen çok az kişiden biriydi. “Gazeteler.” dedi, cadı “İş çığırından çıkıyor". “Neden bahsettiğini biliyorum,” diye yanıtladı adam ona doğru yürürken, tek eliyle şakağını ovuyordu bir yandan “Haberi okudum bu sabah.”. Tam karşısında durdu, burnunun hizasına gelen cadı ya bakarak omuzlarını tuttu. “Güçlü ol, Alex Clairfield. Senden bu şekilde bahsetmelerinin hoşuna gitmediğini biliyorum ancak görevini yapmak zorundasın ve yapacaksın. Bunlar yalnızca gürültücü işe yaramaz bir avuç adam, söylediklerinin tamamını kendilerinin bile anladığını sanmıyorum.” Garip, çarpık bir gülümseme yerleşti Alex’in yüzüne. Yorgundu, yorulmuştu. Sihir bakanı olduğundan bu yana çok şey yapmıştı ve dahasını yapmak zorunda olduğunu biliyordu ancak şu sıralar her şey daha zordu.

“Ben ilgileneceğim.” dedi büyücü son kez sonra bir anda, Alex’in hiç beklemediği kadar hızlı cisimlendi ve omuzlarındaki elerlide yok oldu. Onu destekleyen ellerin gücünü hala hissedebiliyordu. Yalnız değildi ve olmayacaktı. Bakışlarına kararlılık yerleşirken avuç içindeki asasını daha bir kuvvetle sıktı. Ne yapması gerektiğini biliyordu, bir amacı vardı ve bu amaç yeterliydi. Ne istediğini biliyordu. Güçlü bir ifade ile gülümsedi odanın ağır işçilikli kapısından çıkmadan önce. Sonra yüzüne bakan maskesini yerleştirerek, dışarıya adım attı.

Toplantıya ve geleceğe…


____________________________________________________________________________________________________
.


"Yazmak unutmaktır.
Bunun yanı sıra edebiyat, hayatı görmezden gelmenin de en hoş yoludur.”

ps. cansın Tolga.

.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alex Clairfield
Sihir Bakanlığı
Sihir Bakanlığı
avatar

RÜTBE : SİHİR BAKANI & MORTECALİD
Gerçek İsim : Nagehan

MesajKonu: Geri: Gelecek   Salı Ağus. 23, 2011 10:40 am

-Rp Sonu-

____________________________________________________________________________________________________
.


"Yazmak unutmaktır.
Bunun yanı sıra edebiyat, hayatı görmezden gelmenin de en hoş yoludur.”

ps. cansın Tolga.

.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gelecek
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Zuhal Topal Şuküfe Diziden Ayrılıyor.
» tarihimizden ibretlik kıssaslar

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: