AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 Kitap

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Audreanna Sacrél
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 35

MesajKonu: Kitap   Salı Ağus. 02, 2011 10:32 pm

Temmuz, '96


____________________________________________________________________________________________________

I put my hands up,
I'll do everything different.

Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith Asjuëd
Gryffindor
Gryffindor
avatar


the eyes are on fire you are the unforcasted storm.


RÜTBE : VII. SINIF
Özel Yeteneği : -
Gerçek İsim : ipek.

MesajKonu: Geri: Kitap   Salı Ağus. 02, 2011 10:35 pm

… ipi diğerinin arkasından dola ve sonra da çek. Pantolonunun üzerine giydiği çamur sıçramış siyah botlarını bağladı, siyah şemsiyesini aldı ve kapıyı kapatarak evden ayrıldı. Yağmur damlaları yaşlı bir kadının gözlerinden düşüyormuşçasına gökyüzünden süzülüyor, onları karşılayan zeminde dağılıyordu. Yıkık dökük evlerin olduğu dar sokaktan geçerken sesini duyduğu tek şey yağmur damlalarının yerdeki ufak su birikintileriyle buluşmasıydı. Evlerin çoğu terk edilmiş, terk edilmeyenlerde zaten durumu Londra geneline göre oldukça düşük olan bir avuç aile ile doluydu. Bu yıkık dökük ama huzurlu, fakir ama yüreklerindeki zenginliklerle dolu sokağı geride bırakırken, havadaki nemin saçını kabartmasını engellemek için cebinden çıkardığı tokayla saçlarını topladı. İnsan sesleri ve nefeslerinin giderek hızlanmasıyla bütün bu düşünceleri bir kenara bıraktı. Aslında nereye gideceği ve ne yapacağı hakkında en ufak bir fikri olmadan çıkmıştı evden ve şimdi yaptığı tek şey yağmur damlalarıyla ıslanmış o toprak kokusunu içine çekerken amacı olmadan kalabalığın olduğu tarafa yürümekti.

Dışarıda olmak için kötü bir zamanlamaydı çünkü; öğle tatiline çıkmış insanlar telaş ve acele ile iş yerlerine yetişmeye çabalıyordu. Bu kalabalığın arasında uğrak bir yer gibi görünmeyen küçük bir dükkan gözüne ilişti ve adımlarını o yere doğru yönlendirdi. Kapının camında eski püskü posterler asılıydı ancak içeriyi görebilecek küçük bir alana yer verilmişti. Kapının küçük tokmağını çevirdi ve şemsiyesini kapatarak içeriye girdi. İçerisi defalarca kurcalanmış kitap sayfaları ve parşömen gibi kokuyordu. Kitap rafları kapının hizasındaki duvar hariç geriye kalan üç duvarı çevrelemişti. Raflar sıra sıra düzgün, sıra sıra devrilmiş kitaplar ile doluydu ve sahibi olduğu belli olan yaşlı bir kadın, köşede ufak bir masada bir şeyler ile ilgileniyordu. Çok kalabalık olmayan kütüphanede işittiği tek ses, içeride bulunanların nefes alış verişleriydi. Tanıdık bir yüz görmek için etraftakilere göz gezdirdi ve bildiği birkaç surat dışında bildiği kimseye rastlamadı.

____________________________________________________________________________________________________



:~~:
 

:•:
 


En son Lilith Asjuëd tarafından Perş. Ağus. 04, 2011 12:30 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Audreanna Sacrél
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 35

MesajKonu: Geri: Kitap   Salı Ağus. 02, 2011 11:02 pm

Dudaklarına götürdüğü pipetten gelen soğuk ve damak tadını yansıtan sıvıyı hissetmesini sağlayacak pipetin üzerine konan siyah bir sinekle birlikte her şey mahvolmuştu onun için. Geçen seneye kadar sineklerle bir sorunu olmamasına rağmen köpeğinin kulağına bıraktıkları kurtlar yüzünden beş santimetre kareden küçük olan canlılara karşı bir fobisi oluşmuştu. Gözlerini ellerini ısısıyla kızartan soğuk bardaktan ayırmasını sağlayan şey gökyüzünü bir bıçak gibi yaran ve aynı zamanda yağmurun habercisi olan şimşekti. Diagon Yolu'ndaki insanların derin bir oh çektiklerini duyabiliyordu. Sabahtan beri kapalı olan ve arada kendini gösteren yağmur damlaları insanları oyuncak etmiş, şemsiyeleri saatlerce yanlarında taşımalarına neden olmuştu. Gökyüzünü aniden aydınlatan ve ardından gelen sesiyle tüm kedileri bir deliğe sokan şimşek ardından yağmuru şiddetli bir şekilde getirmişti. Kafenin dışarısında oturan insanlar hızla dışarıya hücum ederken tam tersini yapan kahverengi saçlı kız başına geçirdiği kapşonuyla kendini Diagon Sokağında buldu. İçeceği masada bırakmak için güzel bir neden oluşturmuştu bu. Sokak birden renkli renkli şemsiyelerin saldırısına uğramıştı adeta. Bununla birlikte masaya bıraktığı galleonun üstünü unuttuğunu söyleyen adamın bağrışlarını ardından duyuyordu. Yürürken henüz oluşmuş su birikintilerine botlarıyla girip çıksa da zaten yağmur olağan gücüyle yağdığı için sıçrattığı kişiler bunun farkına varmıyor gibiydi. Pek de aldırdığı söylenemezdi çünkü sarıya kaçan ela gözleri kitapçının vitrinindeki yeni çıkan bir kitabın reklamını yapan postere kilitlenmişti. Dikkatini -yine- vitrine yansıyan görüntüsüydü. İçine giydiği kapşonlu tişörtü ve dışına yağmurluk niyetine geçirdiği mavi-siyah kareli gömleği yağmurdan renklerini daha koyu bir hale çevirmişti, bacaklarını lastik gibi çevreleyen kotuna bakmak bile istemiyordu. Aslında tek istediği kuru ve eski parşömen kokularının hükmünü sürdürdüğü bir yerdi. Elini tahta kapının açılmasını sağlayan kola götürdü ve aşağı çektiğinde yüzünde hissettiği sıcak hava dalgası kendini iyi hissetmesine yardımcı oldu. Girişte iki yandan ikinci kata uzanan dönen merdivenler karşılarken onlara dayalı olan kitaplık rafları yeni bir kitabı kaldıramayacak kadar yaşlı gözüküyorlardı. Ayaklarının altında ayakkabılarını kurulamak için serilen kumaş artık eskimiş ve nemden dolayı burunlara küf kokusunu olağan gücüyle hissettiriyordu. Gözlerini kitaplardan ayırdıktan sonra gözüne saçlarını arkadan sımsıkı toplayan bir kız ilişmişti, birkaç dakika sonra raflar arasında geçiş yaparken saçın sahibinin Lilith olduğunu farketti. Neredeyse okul kapandığından beri kimseyle görüşmemiş, kimseyle karşılaşmamıştı. Yüzüne bir anda yerleşen gülümseme kızın yanına gitmeye zorlamıştı ayaklarını. “—Lilith?” Olabildiğince sesini kısıp dudaklarından çıkan bu isimden emin olamıyordu. Aralarında geçen birçok dialoga ve bulundukları ortama rağmen hiçbir zaman birbirlerine isimleriyle hitap edememişlerdi, etmemişlerdi. Kızın mavi gözleri onunkileri delip geçerken “—Şu yeni kitabı almaya geldim, hani Azkabanda sıkışıp kalmış kişilerin hayat hikayelerini anlatan kitap, neydi adı...” cümlesi dudaklarından dökülüvermişti. Az önce gözleriyle yiyip bitirdiği posterdeki kitabın, adını mı hatırlamıyordu? Kitabı aylarca beklemenin ardından vücudunu saran heyecan zihnini de etkilemiş olmalıydı.

____________________________________________________________________________________________________

I put my hands up,
I'll do everything different.

Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith Asjuëd
Gryffindor
Gryffindor
avatar


the eyes are on fire you are the unforcasted storm.


RÜTBE : VII. SINIF
Özel Yeteneği : -
Gerçek İsim : ipek.

MesajKonu: Geri: Kitap   Çarş. Ağus. 03, 2011 12:05 pm

Attığı adımların rahatsız edecek en ufak bir ses çıkarmamasına dikkat ederken masanın üstünde duran gazeteye ilişti gözü. Buraya gelmesi için ne bir sebebi ne de bir amacı vardı. Sadece… Evet ‘sadece’si de yoktu… Üstündeki yükleri neredeyse zar zor taşıyan yaşlı masaya doğru yürüdü, ceketini yavaşça çıkardı, sandalyeye astı ve oturup gazetenin yeni çıkanlar listesine göz gezdirmeye başladı. Karanlıkta birkaç tutsağın, öfke ve ızdırap dolu bakışlarıyla karşı karşıya kaldığı bir kitap dikkatini çekti. Gazetenin yıpranmış sayfalarındaki sözcüklerin beynine yansımasına izin verdi … Azkaban… Bilindiği üzere suçluların cezalarını çektikleri o karanlık, küflü ve soğuk taş duvarlar… Peki o duvarlar arasında sıkışıp kalmış ne gibi bedenler nefes buluyor? Karanlık bir dünyanın derinliklerine adım atmak isteyenler için oldukça ilgi çekici bir kitap olabilir. Kelimelerin sonuna geldiğinde içinde oluşan merak hissine engel olamadı ve kitapları zar zor taşıyan raflara doğru bıraktı kendisini.

Kitaplar arasında dalıp gitmiş zihnini, adını söyleyen fısıltı gibi bir ses böldü. Meraklı mavi gözlerini raflardan ayırarak sesin geldiği yöne döndürdü ve karşılaştığı ona gülümseyerek bakan bir çift ela gözdü. Aynı gülümsemenin sıcaklığını karşısındaki kıza iade ederken, daha önce birbirleriyle aynı ortamda bulunmalarına rağmen ona adıyla hitap etmemiş olmasının garipliğiyle uğraşıyordu. Çok sıkı fıkı değillerdi ama bulunan birkaç ortak noktaları sayesinde aralarında dialogların geçtiği doğruydu. İşte bir ortak noktaları da şimdi burada ortaya çıkıyordu; bu eskimiş kitap sayfalarının arasında kendilerini kaybetmek. Kitabı, elinin içinde evirip çevirirken “—Şu yeni kitabı almaya geldim, hani Azkabanda sıkışıp kalmış kişilerin hayat hikayelerini anlatan kitap, neydi adı...” kızın dudakları arasından dökülen cümle sessizliği delip geçti. Bahsettiği kitabın az önce gazetede gördüğü kitap olma olasılığı çok yüksekti. Gülümsemesi yüzüne iyice yapışmışken dudaklarının arasından dökülen —Karanlığın Tutsakları olabilir mi? cümlesi kızınkini takip etti. Tatil başladığından beri yakın arkadaşları dışında kimseyle görüşmemiş, hatta konuşmamıştı bile. Ve şimdi karşısında tanıdık bir yüz görmek onu mutlu etmişti, çok yakın olmamalarına rağmen. Bakışlarını elinde tuttuğu kapağı çok kullanılmaktan yıpranmış küçük kitaba döndü ve devam etti. —Az önce gazetede okudum ve doğrusunu söylemeliyim ki oldukça dikkatimi çekti. Bende onu arıyordum, istersen birlikte bakabiliriz?” Yeni olduğu fark edilen birkaç kitabın olduğu bir rafa doğru yöneldi ve kitapların isimlerini baştan sona doğru okumaya başladı. “—Ah, burada değil. İstersen sen şu tarafa bir göz at. Ben burada bulursam sana haber veririm.” Gülümseyerek, az önce karşıdaki rafları işaret ettiği elini hafifçe indirdi ve raflarını içinde kaybolmaya geri döndü.

Kitabı bulamadığı her saniye hayal kırıklığı daha da artıyor, içinde sabırlı kalmasını söyleyen bir sesle kavga edip duruyordu. Pes edip, daha önce düşünemediği bir şey aklına geldi ve sinirle Audreanna’nın yanına doğru yürüdü. “—Yaklaşık on, on beş dakikadır arıyor olabiliriz ve inan bana bunu düşünemediğim için gerçekten çok şapşalım.” Dükkanın sahibi olduğunu bildiği, masasında harıl harıl bir şeylerle uğraşan kadını göstererek devam etti. “—Neden ona sormuyoruz?” Beklentili bir şekilde gözlerinin kızınkileri delip geçmesine izin vererek durdu.


____________________________________________________________________________________________________



:~~:
 

:•:
 


En son Lilith Asjuëd tarafından Perş. Ağus. 04, 2011 12:30 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Audreanna Sacrél
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 35

MesajKonu: Geri: Kitap   Çarş. Ağus. 03, 2011 7:48 pm

Adını bir türlü hatırlayamadığı kitabın kapak resmi günlerce gözlerinin önünden gitmemişti. Kimi zaman rüyalarında kapaktaki mahkumlardan biri olmuş, ruh emicilerden olabildiği kuvvetle kaçıyordu. Ruh emini ondan, ruh emici öpücüğü dediği şeyi yaparak ruhunun son damlalarını alıp götürürken rüyasından hatta kabusundan uyanıveriyordu. Bunun nedenini uzun bir süre merak etse de ruhunuzun ruh emicilere yem olması ölmekten farksızdı. Bununla bir ilgisinin olabileceğini düşünen Audreanna'ya, karşısında ona güleryüzlülükle cevap vermiş Lilith yardımcı olmuştu. Karanlığın Tutsakları. Elbette! Kapağın ortasında duran ruh emici baş parmağıyla sus işareti yaparken arkada ellerinde zincirler olan ve siyah beyaz çizgili kıyafetleriyle acı çekiyorlardı. Şayet kitap sesli olsaydı acılarını çığlıklarıyla hissetmeleri daha kolay olurdu. Azkabanın o korkutucu tarafı da buydu. Okyanusun tam ortasında bulunan ve tahminen yüzlerce metre uzunluğunda olan odada binlerde oda vardı. O odaların duvarlarının sahiplendiği binlerce anı ve çığlık. Binlerce gözyaşı, haykırış. Yapıldığı tarihten bu yana köşelere sıkışıp sahibini arayan yüz milyarlarca ruh ve daha fazlası. Hepsinin hikayesinin bulunması ve tek bir kitapta diğer büyücülere sunulması imkansızdı. Audrenna elinde olanlarla yetinmeliydi. “—Az önce gazetede okudum ve doğrusunu söylemeliyim ki oldukça dikkatimi çekti. Bende onu arıyordum, istersen birlikte bakabiliriz?” Kızın sesi sevecen ve bir o kadar da sıcakkanlı geliyordu. Sanki konuşma hevesi vardı diğer ela gözlü kızla. Ela gözlünün onayını almadan raftan başka bir rafa geçmesi onun hareketli biri olduğunu gösteriyordu ya da az önce okuduğu kitap hakkında o da heyecanlıydı. Kızın gösterdiği yönde aradığı kitap bir türlü eline geçmemişti. Bu sırada dokunduğu her kitabın arka kapağına sertçe kazınmış açıklamaları aç bir aslan gibi okumak istese de diğeriyle uyum içinde çalışmalı ve ona düşen bölümü bir akbaba gibi taramalıydı. Aradan geçen on, on beş dakika ikisinin de kitap için heyecanları neredeyse tavan yapmıştı. Audreanna tam ona doğru dönecekti ki kızın pek etmiş sesi kulaklarında duyuldu, ona en mantıklısını, gidip sormaları gerektiğini söylemişti. Audreanna kendini girişteki yaşlı kadının masasının önünde bulmuştu, muhtemelen içerideki buhar yüzünden yanakları al al olmuştu, fakat şuan tek önemsediği şey kitabın sayfalarının arasında kaybolmaktı. “—Merhaba Bayan,” demişti, masanın üzerinde eğiliyordu insanların rahatsız olmaması için. Ak ve kıvırcık saçlı bayan boncuk gözlerini ve gülümsemesini Audreanna'ya bir hediye gibi yöneltmişti. Audreanna'nın gördüğü en içten gülümseme buydu. KAdının kırışıkları göz çevresinden başlayıp dudaklarının kıvrımın kadar ulaşsa da gülümsemesinden yıllar boyu tek bir gram bile kaybetmemiş gibiydi. Audreanna bu gözlerin en derinine bakarak,
“—Merhaba Bayan, Karanlığın Tutsakları adlı kitap hangi rafta, yardımcı olur musunuz? Yazarı, ııı, yazarı Kevin Schuester olmalı!”
“—Ah yavrum, şanslısın ki son kitap senin kaderinmiş.”
Kadın titreyen elleriyle bir rafı gösterirken yüzükleri dikkatini çekti. Pamuk gibi ellerine takıştırdığını yüzükleri loş ortamda en parlak cisimdi. Bilezikleri bileğini sararken Audreanna kadının gösterdiği yere dikkatini verdi. Ardındaki kızın gözlerinin içine bakarak sadece dudaklarını oynattı, buldum. Kız anlamış olmalıydı ki peşinden geliyordu ya da Audreanna'nın hayal gücüydü. Kendini o rafa doğru çekerken biraz yukarıda olan kitabı parmaklarının ucunda durarak bir çırpıda alıverdi ve ejderha derisiyle kaplanmış kitabı ilk önce elleri hissetti. Kalbi onu okuma aşkıyla yanıp tutuşurken dudaklarından dökülen tek şey “—Sanırım sana kalmamış.” olmuştu. Bunu söylerken yüzünde hiçbir ifade yoktu. Gözleri parlıyordu. Gözbebeklerinden kitabın yansımasını kolayca görebilirdiniz.

____________________________________________________________________________________________________

I put my hands up,
I'll do everything different.

Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith Asjuëd
Gryffindor
Gryffindor
avatar


the eyes are on fire you are the unforcasted storm.


RÜTBE : VII. SINIF
Özel Yeteneği : -
Gerçek İsim : ipek.

MesajKonu: Geri: Kitap   Perş. Ağus. 04, 2011 12:05 am

Masada oturan yaşlı kadına doğru hafifçe yürümeye başladılar. Masanın başına geldiklerinde kadın hafifçe suratını, meşgul olduğu işten kaldırarak onlara baktı. Bir çift mavi boncuk, yılların yorduğu gözlerinin yuvalarına oturtulmuştu adeta. Ak saçları bukleler halinde boynuna düşüyor, hayatınızda görüp görebileceğiniz en içten ve sıcak gülümsemeyle ne diyeceklerini merakla bekliyordu. Suratını daha detaylı inceledi. Küçük kırışıklıklar, suratının her bir kıvrımına yayılmış, kadının çok yaşlı olduğuna bir işaret olsa da, suratında hayat savaşından yorgun çıkmayan tek şey o gülücüğüydü. Audreanna, yavaşça yaklaşıp çıkarabileceği en kısık sesle aradıklar kitabın nerede olduğunu sorduğunda kadının ağzından dökülen bir tek cümle içindeki hayal kırıklığının son safhaya ulaşmasını sağlamıştı. Sadece bir kitap için tanıdığı biriyle kavga edecek değildi ancak o kitabın kafasında uyandırdığı merak, onu bir an önce eline alıp okumaya başlamakla geçecekti. Yoksa muhtemelen birkaç gün boyunca rüyasında, kitabın hayalinde kurmasını sağladığı olayları görüp duracaktı ki Lilith genelde rüya görmezdi. Sadece heyecanlandığı ve kafasına takılan konuları sanki bir sinema filmiymiş gibi izlerdi, o nadir gecelerde.

Kadın hafifçe kitabın durduğu rafları işaret ederken, ellerinin buruşukluğu o kadar dikkatini çekti ki kadının gerçekten kaç yaşında olduğunu merak etti. 80 mi, yoksa 90 mı? Her neyse. Kitabın yerini öğrenmişti ama kitabı kimin alacağı konusunda hiçbir fikri yoktu. Daha önce hiç böyle bir olayla karşılaşmamıştı çünkü o, genelde kimsenin okumadığı kitapları okurdu ve farklı kitaplara daha çok ilgi duyardı. Zaten aynı kitabı okuyacak birisi olsa da kavga bile etmeden konuşarak anlaşabilirlerdi. Audreanna ile de konuşarak anlaşabilirlerdi, tabii biri diğerini sinir etmeden önce bunu başarabilirlerse. Sessizce Audreanna’yı takip ederken beyninden akıp giden düşüncelerden sıyrıldı. Dalgın bir şekilde kızın, rafa uzanıp eline kitabı almasını izledi ve ardından gelen tek bir cümle içinde bir şeylerin bozulmasına yetti. “—Sanırım sana kalmamış.” Sanırım sana kalmamış mı? Hah, şaka mı yapıyordu bu. Evet bir kitap için kavga etmekten daha saçma bir neden olamazdı ama bencil insanlardan da hiçbir zaman hoşlanmamıştı. Yüzünde hafif bir gülümsemeyle, bir kaşını kaldırarak konuştu “—Bu kitabın daha senin olduğunu hiç sanmıyorum.”


____________________________________________________________________________________________________



:~~:
 

:•:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Audreanna Sacrél
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Karakter Yaşı : 35

MesajKonu: Geri: Kitap   Perş. Ağus. 04, 2011 2:40 pm

Hogwarts'ın o eşsiz güzelliği ve koridorların arasında kaybolmanın tadına varmış olan herkes Hogwarts'ın büyücülerin düşünce, soy ve en önemlisi karakterine göre ayırdığı binaların ne anlamlar taşıdığını bilir. Kendisine sarı renklerini benimsemiş olan Hufflepuff adaletin simgesidir. Seçmen şapka Audreanna'yı bu binaya koymak için tereddüte düşmüş ve doğru yolu Ravenclaw'da bulmuştu. Ravenclaw'un mavi-gri renkli flamasının anlamı güçlü bir zekaydı. Bu binada olanların zekası diğerlerine göre üstün görülürdü, en azından mavi bayrak altında yaşamlarını devam eden öğrenciler için öyleydi. Ravenclaw'un bir başka özelliği de mükemmelliyetçi bir karaktere sahip olmasıydı. En iyi olmayan bir konu üzerinde durmaz, onu olabildiğince geliştirmeye çalışırdı. Başka mükemmelliyetçi bina da Slytherin'di. Slytherin'in mükemmelliyetçiliği kandan geliyordu. O binaya sadece soyu safkan bir büyücüye dayalı olan öğrenciler girebiliyordu. Bu yüzden bu binadaki öğrenciler de bu yönden kendini diğerlerinden üstün tutuyorlardı. Gryffindorlular cesarelilikleriyle övünürlerdi. Audreanna bu binadan birçok edinmiş olsa da geriye kalanların aptal zorba olduklarını düşünürdü. Her zaman çabuk sinirlenirlerdi ve olayların hakimi değildi. Okulda en sevdiği bina ona göre Hufflepufftı. Gününün büyük bir bölümünü onlarla geçirmesine rağmen en yakın arkadaşları Slytherin binasındandı ve ileriye dönük olarak da belki de Lilith olacaktı, kim bilebilir. Elinde tuttuğu ejderha derisi kitap ve üzerindeki korkutucu resim ve yine en önemlisi az önce sarfettiği sözler bunu geciktirecek gibi gözüküyordu, çünkü kızın ona karşılık söylediği cümle alındığını gösteriyordu. Gryffindorlulardan hoşlanmasa da karşısındaki bir yılan olsaydı orada onu incitecek sözleri kafasından aşağıya dökmütü. Yine de bu kızın, mavilerin tek umursadıkları şeyin kitap olduğunu bilmesi gerekirdi. “—Ah, evet kesinlikle haklısın. Sen gidip Zorroluk yap, kitap da benim olsun. Nasıl fikir?” Dudakları olabildiğince asılmış muhtemelen sinir ve heyecan kargaşası yanaklarına kırmızı pudra sürmüştü. Kotun içine sıkışıp kalmış sağ ayağını titretirken arkasına dönmek üzere hamle etti. Adımlarını biran önce o zayıf kızdan uzaklaştırarak zihnini karanlık duvarların arasında eceliyle ölümü bekleyen insanlara bırakmak istiyordu. Bu, kitabın Diagon Yolu'ndaki en büyük kitapçıda tek olmasıyla istekten çok bir hırsa dönüşmüştü.

____________________________________________________________________________________________________

I put my hands up,
I'll do everything different.

Spoiler:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lilith Asjuëd
Gryffindor
Gryffindor
avatar


the eyes are on fire you are the unforcasted storm.


RÜTBE : VII. SINIF
Özel Yeteneği : -
Gerçek İsim : ipek.

MesajKonu: Geri: Kitap   Perş. Ağus. 04, 2011 10:31 pm

Hırslı gözlerinde yanan alevleri Ravenclaw'lı cadının üzerine çevirdi. O kitabı bir şekilde alacaktı. Bir Gryffindor olması demek, Ravenclaw'lı bir cadı veya büyücü kadar kitaplara ilgi duymayacağı anlamına gelmezdi. Cadının yüzünden aşağılara doğru inen gözleri kitabın kapağına ilişmişti. Çevredekilerin konuştukları içeriğin gerçekliği demekki kitabın ön kapağınada yansımıştı. Zaten iyi bir kitabı yalnızca arka kapak yazısı değil, ön kapağın özgünlüğü de yansıtırdı. Deri ile ciltlenmiş kitabın kendisinin olması için can atıyordu. Derinin üzerine işlenmiş kabartma ruh emici figürleri ve çevrelerine gölgelendirilen soğukluk. İşte özgün bir kapak bir figürün içten içe canlandırmaya çalışılarak, figürün içinden terimi çıkarmak demekti. "— Ah, evet kesinlikle haklısın. Sen gidip Zorroluk yap, kitap da benim olsun. Nasıl fikir?" Audreanna'nın sözcükleri tek tek kızın sinirlerinin arasına yerleşiyordu. Bir insan bu kadar bencil olabilir miydi? Ah elbette, bir Ravenclaw'dı değil mi? Söz konusu olan konu bir kitap olursa, bir Ravenclaw'ın bencillikten kırılacak bir havaya büründüğünü en kör göz bile rahatça sezebilirdi. Elbette bir konuda ona hak veriyordu. Bu kitap benim elime yerleşmiş olsaydı, onunla paylaşmaya yeltenmezdi. İşte bu nokta da saniyeler önceki düşünceler rayından çıkıp teker teker dağılmışlardı. Lilith'de bencildi. Cadıdan cevap gelmezken oradan uzaklaşan Audreanna'yı kolundan tutup kitabı elinden çekip almayı bile düşünüyordu. Ve bunu gerçekleştirmek için bir adım atmaya yeltenirken, konuştu. "— Hiç sanmıyorum. O kitapla buradan hiçbir yere çıkmıyorsun." Elleriyle kıza doğru uzanmıştı. Ancak arkalarından seslenen yaşlı kadının sesini duyduğunda kısa bir süre içerisinde elini geri çekti ve kadına döndü. Yaşlı gözleri parlayan genç kadın, ellerinin arkasına sakladığı ve gümüşi sayfalarının uzak mesafeden bile seçilebildiği kitap, Lilith'in mavi gözlerinden kaçmadı. Lilith'e doğru yorgun bir halde ilerlerken titrek elleri arasında tuttuğu deri kitabı önüne çıkardı. Audreanna'nın elinde tuttuğu, bir kısmı hafifçe yıpranmış olan kitaptan bile daha iyi durumdaydı. Kadına doğru gülümseyerek, ellerini kitabı almak için uzattığında, kadında aynı sıcak tonda Lilith'e gülümsemişti. ''Al sevgili kızım, diğer müşteri kitabı almayacağını belirtti.'' Ve şimdi o deriyi parmaklarının arasında hissedebiliyordu. Göğsüne doğru yapıştırdığı kalın kitabı bir an önce sakin bir yere götürüp okumaya sabırsızlanıyordu.
-Rp sona ermiştir.-

____________________________________________________________________________________________________



:~~:
 

:•:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Kitap   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kitap
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Rüzgar Gülü - Atilla İlhan rüzgar gülü - atilla ilhan
» 6300 klasör şifreleme
» TIMETÜRK,Fatih i,Cocuk Katili YAPTI....
» Tefsirler (E-Kitap)
» Harry Potter ve Sırlar Odası Özeti

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: