AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 Kahkaha.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Achille Matteo D'Aloise
Rütbe Almamış Üye
Rütbe Almamış Üye
avatar

RÜTBE :
Özel Yeteneği : -
Gerçek İsim : Oktay.
Yaş : 26

MesajKonu: Kahkaha.   Salı Ağus. 02, 2011 5:18 am

"Şıp, şıp, şıp." Mağaranın içerisinde bulunan su birikintisine sarkıtlardan ağır ağır akan su damlaları ekleniyordu, en başta başladıkları gibi, kendi varlıklarını büyütmüşler ve daha da büyümek amacıyla yenileri ekleniyordu ve belki de binyıl sonra bu birikim daha da büyüyecekti, tabanı aşındıracak, aşınan tabandan uzayıp giderek birbaşka su birikintisine karışarak yer altı suyu olarak varlığını devam ettirecekti. Bir büyüme, kendi varlığını canlı tutma amacıyla bir başka olguyu mahvetme ve ona zarar verme. Doğa insanın bir yansımasıydı aslında. Yaptıklarının, yapacaklarının, kişiliklerin, sonuçların ve sebeplerin her şeyiydi doğa. Ama insanoğlu kendisini doğadan ayrı tutmaya çalıştığı andan itibaren onun bir parçası olduğunu gözden kaçırmaya çalışmış ve yalnızca kendi için yaşamaya başlamıştı. Adaptasyon uğruna yazılan binlerce şeyi tersine çevirip doğaya adapte olmamış, onu kendisini adapte etmiş ve bugünkü tembellik hakkını kullanması gerekirken, birbirine düşüp birbirini kendine adapte etme kavgasına tutuşmuşlardı. Hikayelerde kötü birer örnektir bu. İki yakın arkadaş vardır, pekçok zahmetli işe girerler ve başarılı olurlar. Buraya kadar tüm fikirleri uyum sağlarken, bir anda anlaşmazlıklar baş göstermeye başlar. İlginç bir nokta. İşleyen bir düzen asla olamaz bu nedenle. Biz istemesek bile birisi gelip bu düzene çomak sokar ve çarkı mahvetmeye kalkışır. Bu nedenle iki ayrı çark oluşturup, saygı ile araya tampon yapılmalıdır. Ve ve ve.
'Altı üstü bir büyücüsün, ne düşünüyorsun ki.' Mağarada yassı ve ince bir taş olsaydı, su birikintisi gören her karakter gibi taş sektirmeyi pekala başarabilirdi. Mükemmel bir büyücü olsaydı eğer, asası ile kadehler yaratır ve yerdeki suyu viskiye çevirip alkol olarak kullanabilirdi. Fakat ne iyi bir büyücüydü, ne de bunları yapacak kadar üşenmeyen birisiydi. Üzerindeki dökük kıyafet ve saçlarının birbirine karışmışlığı ile oldukça vasatın altında bir haldeydi ki, uzaktan gören Achille'i ya bir şarapçı ya da bir derviş zannederdi. Her zaman yanında tuttuğu şey ise sigarasıydı. Onu da elinde unutmuş ve sönmesine neden olmuştu. Az önce asası ile sigarasını yakmıştı fakat şu an onu bile yapmayacak kadar üşengeçti. Belki sönmemiştir diye içine çekti, çekti, üfledi, çekti, üfledi. Ağzından içeriye giren leş gibi bir tat, yüzünü ekşitmişti fakat sigarası yeniden yanabilmişti. Bir kıvılcım, emek, çekilen çile ve başarı. Bağdaş kurdu olduğu yere. Sessizlik alabildiğine onundu. Mağaradaki diğer arkadaşları ise göremediği solucanlar, saklanmış fareler ve bilmediği diğer canlılar. Hiçbir özelliği olmayan bir yer. Ama kendisini çok özellikli, mükemmel olarak göstermeye çalışmayan mütevazi bir yer. İç çekti, sigarasının külü pantolonunun üzerine düştü, eli ile külü sildi ve gri renkli pantolonunda hafif siyahlar içeren beyaz bir iz bıraktı. Buraya niye ve nasıl geldiğini bilmiyordu. Duyduğuna göre insanların beyninde yön tarifi yapan bir bölüm varmış, hiçbir şey hatırlanmasa bile o seni istediğin yere götürürmüş. Sarhoşları düşündüğünde bu mantıklı geliyordu fakat şu yaşında kaç tane sarhoş ile yakından tanışmıştı ki. Ya da üzerine düşündüğü insanların, kendi seçimi dışına çıkan aykırıları ile ne kadar vakit öldürmüştü ki. Onları yargılıyordu bir de. Haddi değildi. Kendisine bakması yeterliydi. Ama olmazdı. O çok konuşup az iş yapanlardan olmuştu. Değiştirecekti bunu yakında. Laf söylediği her şeyi uygulayıp, durumu kendi lehine çevirecekti. Düşmanı en çok şaşırtan kendi silahı ile vurulmasıdır ve bir bakıma akılda en taze kalanı da hep bu olacaktır.
Aforizmalar sunuyordu kendine. Bir tane daha gelmişti aklına. "Hayat, damarlarda akan kan kadar sessiz ve gerekli; koca bir şehir kadar gürültülü ve yorucu." Gülümsedi kendi kendisine. Okuduğu her şeyi, konuştuğu her kelimeyi gereksiz buluyordu artık. Sıkılıyordu. Yapacak o kadar çok şey varken, bir şey yapmayı seçmektense, hiçbir şey yapmamak onun için uygundu gibi kasıntı bir cümle ile de şu anki aylaklığını anlatmak mümkündü. Bağdaş kurmuştu, uzandı şimdi de. Ellerini başının arkasında yastık niyetiyle kullanıyordu. Başını sola çevirdiğinde biraz ileride bir solucanın, sinekler nedeniyle kıpraştığını gördü. Yirmi tane küçücük sinek, koca solucanı kıvrandırıyordu. Duyu eşiği yüksek olsaydı muhtemelen bu savaşın gürültüsünde kafayı yiyebilirdi. Küçük bir taşı oraya salladıysa da isabetli olmadı. Sonra da boşverdi. Tavana baktı. Sarkıtlar, aşınmış taş tavan falan filan. Okul başlasa da, zaman çabucak geçse diye düşündü. Sevdiği kişiyle, sevgi dolu bir hayatı geçirip bir an önce yaşlanıp dinlenmek istiyordu. Hissettiği fiziksel bir yorgunluk değildi, onun çaresi uyumak ve bu o kadar da basit olsa da basit olmayan bir şeydi ki, zihinsel yorgunluğu hem uyumasını engelliyor hem de bedenini olumsuz etkileyerek sürekli yorgun bir görünümde bulunmasına yol açıyordu. Kulağına ilişen sözler ile irkildi. I watched you as you disappeared. Etrafına bakındıysa da bir şey göremedi. Zaten gece güne karşı üstün gelmeye başlamış ve mağaranın girişinden çok da uzakta olmayan bu yeri hafif hafif karartmaya başlamıştı. Şu ana kadar yarım saat geçmişti. Ne düşündüğünü düşündü. Yine gereksiz ve saçma şeylerdi. Yine bir o kadar boştu. Tek kazancı geçen yarım saat idi. Kahkaları yankılandı mağarada. Gülüyordu, çocukken olduğu gibi. Bahçeyi tırnaklarıyla kazmıştı, kendisini küçükken büyümüş bir adam gibi yönlendirmişti, aldatılmanın etkisini yaşamıştı ki bu okuldan kaçmasına sebep olacak kadar etki yapmıştı üzerinde, ihtiyaç odasını bulmuş ve kendi odası gibi benimsemişti, kendini üstün görmüştü çoğu şeyden, en mükemmeli oydu. Gülüyordu. Daha fazla. Her geçen saniye, biraz daha fazla.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kahkaha.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Rol Oyunları-
Buraya geçin: