AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 onlar bir inci

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lójas Partanen
Hufflepuff
Hufflepuff
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Karakter Yaşı : on bir.
Gerçek İsim : miray.
Lakap : ló.

MesajKonu: onlar bir inci   Cuma Ağus. 08, 2014 10:35 pm



Noel'den önceki hafta,
22.30


Hogwarts'ın sırlarına aşina olmak isteyen bacak kadar boyu olan bir avuç birinci sınıf öğrencisi, mutfağa girip ev cinlerini görmeyi, doyasıya yemeği umarken, neler neler olacak? Takipte kalınız, katılmak istiyorsanız sizi şöyle alalım.

♥ Tony Blythe ♥
♥ Léja Partanen ♥
♥ Ruby Aldershof ♥
♥ Bambi Wiik ♥
♥ Lójas Partanen ♥
♥ Aeja Freiré ♥♥♥

Yazma sırası yoktur efem, dilediğiniz gibi yazınız. -fakat ilk ben yazıyom bekleyin yazmayın nolr dfıjgf-

Görülecek hayal ile ilgili birkaç bilgi:
Hayalinizin teması tamamen hayal gücünüze bağlı. Dilediğiniz yerde, dilediğiniz şekilde kendinizi görebilirsiniz. Önemli olan şey, hayale birlikte düşdüğünüz insanların varlığını orada hissetmeniz. Örneğin gıcık Tony Lojas'ın kafasına bir tane geçirdiğinde, Lójas bunu hissedecek, Tony'den geldiğini bilecek, fakat -tolgabinin anlatışıyla- bir boks arenasında yumruk yediğini düşünebilecektir. Yani birbirinizle dilediğinize uğraşın, bunu dilediğiniz gibi hayalinizde işleyin. Mühim olan tek şey, kendi bilinçaltınızda şekillenen kendi hayalinizde, etrafınızdaki öğrencilerin varlığını hissetmeniz. Farklı ortamlardasınız fakat birliktesiniz.



____________________________________________________________________________________________________

:::
 
work hard play hard:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lójas Partanen
Hufflepuff
Hufflepuff
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Karakter Yaşı : on bir.
Gerçek İsim : miray.
Lakap : ló.

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   Cuma Ağus. 08, 2014 11:06 pm



Uykunun sessizliğine hakim olmuş Hogwarts koridorları, avını bekleyen bir hayvan kadar sessizdi. Mutfağa en yakın binaya mensup olmalarının talihsizliği, Lójas ve Bambi'nin ilk gelenler olmasına neden olmuştu. Lójas bu durumdan nefret etmişti. Ortak Salonun kapısında Bambi'yi beklemek gibi bir centilmenlik krizine tutulmuş, orada buluşmalarından mutfağa açılan tabloya gelmelerine kadar geçen süre -aslında çok kısa bir süreydi zira dip dibelerdi- bir ömür gibi gelmiş, Bambi'nin ne zaman laf sokacağını beklemekten bir hal olmuştu zavallı Lójas. "Bu gece çok eğlenceli olacak Bamb." dedi ağzı kulaklarına varan bir gülümsemeyle. İlginçtir ki, kız laf sokmamıştı. Etraflarında hipogrif kıçı grubu olduğu zaman, kızın birincil görevi Lójas ile uğraşmak gibiydi. İlk defa yalnız kalmışlardı ve aralarındaki sessizlik bir dağ misali büyüyordu. Gerginlik elle tutulur gibiydi. Mutfağa girecek olmanın heyecanı bu gerginliği yaratıyor olmalıydı...

Dakikalar Sihir Tarihi dersi kadar yavaş geçti, nihayet Lójas arkadaşlarının kafalarını sayarak yoklama aldıktan sonra, heyecanla kıpırdanan öğrencilere bakıp mutlulukla başını hızlı hızlı salladı. Mutfağa giriş yollarını Lójas açacaktı, bu asli görevin kutsallığını seve seve üstlenmişti. Loş bir mumun titrek ışığıyla aydınlanan meyve tablosuna baktı ve kıpkırmızı görünen elmayı kaşımaya başladı. Elma kaşındığı zaman tablo kendini geri savurup, ev cinlerinin hakimiyetine teslim edilmiş, birbirinden eşsiz yemeklerin piştiği mutfağa giriş kapısı açılacaktı. Fakat açılmıyordu. Lójas'ın mutluluğu bir balon gibi söndü. Daha hızlı kaşımaya başladı, tırnaklarına tablonun boyasının gelmesine ramak kalmıştı. "Açılmıyor... Belki de öğrencilerin girememesi için tılsımla falan korunuyordur?" Dakikalar önce mutlulukla biçimlenmiş yüzü şimdi umutsuzlukla harmanlanmış, yaşına göre zaten tiz olan sesi başarısızlığın koyu üzüntüsüyle iyice tizleşmişti. Kafasını iki yana sallarken, bay çok bilmiş Tony'nin yüzünde Lójas'ın çok tanıdık olduğu ve bütün hücreleriyle nefret ettiği bir bakış oluşmuştu. Birazdan o koca ağzını açıp, Lójas'ın yumruklarını sıkmasına neden olacak bir şeyler söyleyeceği belliydi. Gıcık.


____________________________________________________________________________________________________

:::
 
work hard play hard:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tony Blythe
Ravenclaw
Ravenclaw
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Karakter Yaşı : 11
Uyruk : ingiliz
Gerçek İsim : tolgaki
Lakap : tonton tony

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   Cuma Ağus. 08, 2014 11:58 pm


Ödevlerini bitirdiğinden emin olduktan sonra saatine bakıp vaktin geldiğini gördü, yatakhaneye çıkıp parşömenlerini, kitaplarını ve diğer eşyalarını yatağının üzerine yığdı, üstüne düzgün bir şeyler giyindi ve asasını cebine sıkıştırdıktan sonra yatakhaneden çıktı. Bugün niyeyse ortalık son sınıflarla doluydu, normalde herkes çalışmak için kütüphanede olurdu. Kalabalığın arasından boy avantajını kullanarak, abisine gözükmeden geçmeyi başarmıştı. Gerçi abisi binanın içinde miydi o da belli değildi. En son Tony bitkibilim ödeviyle uğraşırken yanına gelip salak salak sırıttıktan sonra çocuğun saçlarını karıştırıp gitmişti. Kapıdan çıktıktan sonra merdivenleri hızlı hızlı indi ve sonunda günler önceden anlaşmış oldukları mutfak tablosunun yanındaydı.

-

"Belki de kıçını kaşıman gerekiyordur Lojas." diye fısıldadı Tony gülerek, arkadaşı tablodaki elmayı ısrarla kaşımaya devam ederken. Bunu söylemeseydi kesin patlardı ama herkesin duymasını istemediği için fısıldayarak söylemişti, sonra Lojas Bambi'nin yanında onunla dalga geçtiği için yakınıyor hatta küstüğü bile oluyordu. Lojas'ın üzgün suratı ne kadar komik olsa bile başka onu çekebilen arkadaşı olmadığı için onu üzmemeye çalışıyordu. Çocuğun tabloyu yırtmak üzere olan ellerini çekiştirip "Elmayı değil, armutu kaşıman gerekiyor. Ortak salonum mutfakla aynı katta değil ama gördüğün gibi ben bunu biliyorum." dedi. Abisinden bir şeyler kapabilmiş olduğu için mutluydu. Yeşil armutu nazikçe gıdıkladı, armut kıkırdayarak kapı koluna dönüştü ve başarmış olmanın mutluluğuyla kapıyı açıp içeri girdi. "YUMULUN!"

____________________________________________________________________________________________________


:::
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aeja Freiré
Slytherin
Slytherin
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Gerçek İsim : tolgabi.

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   C.tesi Ağus. 09, 2014 10:23 pm


Tırnakları etsiz elinde kemiklerine kadar batarken, acıyı duymayı reddederek yumruğunu sıkılı tutmaya devam ediyordu Aeja. Slytherin ortak salonundan kaçar gibi çıkıp zindanların önünden geçti. Tavşanlı pofuduk terlikleri adımlarının şiddetiyle küçük pıtırtılar çıkarıyordu. Ses nihayet dikkatini çekebildiğinde bomboş koridorda bir anda durdu ve bakışlarına aptal bir ışıltı ile karşılık veren terliğine baktı. Ayaklarını hızla içinden çekip hırsla çıkardı, terlikleri de ilk fırsatta uygun bir yerde imha etmek için pijamasının ceplerine tıkıştırdı. Ben-önek-bir-slytherin-öğrenciyisim-ve-binam-gereği-salak-olmak-zorundayım tavrını adeta tek başına yaşatan cadaloz Angela sayesinde en sevdiği terliğinden de soğuyuvermişti işte. Nasıl cüret edebilmişti? Nasıl koca salonda, herkesin önünde Aeja ile dalga geçebilmişti o kız? Aeja uzun zamandır bu kadar aşağılandığını, incindiğini, küçük düştüğünü hatırlamıyordu. Gözyaşlarını gözlerinde zar zor tutup kendini dışarı atmıştı, olası bir çok tavır gözünün önünden geçerken. Belki durup bir tokat patlatıvermeliydi kıza, saçından tutup koca bir tutamı elinde kalana kadar kızı sürüklerdi belki salonda, o zaman gülmeye devam eder miydi diğer öğrenciler? Belki Aeja da onunla dalga geçmeliydi. Zor olmazdı dalga geçecek bir şey bulmak zaten karşısındaki bu kadar aptal bir kız çocuğuyken. Belki de böyle yapmalıydı, evet. “O küçük sürtüğe ödeteceğim,” diye mırıldanarak bastırdı pişmanlığını. “bir dahaki sefere, ödeteceğim.”

Kendini salondan dışarı atarken kafasında bir plan yoktu ama çıkmışken belki biraz hava almak için avluya çıksa iyi ederdi, yıldızları izlemek, geceyi koklamak, hissetmek, belki bu biraz dinlendirirdi onu. Merdivenleri geçip üst kata çıkacakken tıkırtılar duyunca aniden kendini bir heykelin arkasına attı. Fısır fısır hararetle bir şeyler konuşan iki küçük öğrenci merdivenlerden iniyordu. Yüzlerini tam olarak görememişti ancak gece bir yarısı yasak olduğu halde koridorlarda olduklarına göre doğru bir şeylerin peşinde olmadıkları kesindi. Aeja çıplak ayakları ile usulca takip etti çocukları. Mutfağın girişindeki tablonun önünde başka öğrencilerle buluştuklarını gördüğünde biraz daha risk alarak başını uzattı ve meşalenin ışığının vurduğu suratlardan birinin Tony olduğunu fark etti. Aptal abisi Travis’in yakın arkadaşı Jadyn’in kardeşiydi Tony Blythe. Binasını öğrenir öğrenmez buz gibi davranmaya başlamıştı Aeja’ya. Küçük kız da kendisine diş gösteren birine elbette kucak açmamıştı. Tony de binasına rağmen salağın tekiydi işte. Belki bu kadar salak olmasa onu hoş bulabilirdi Aeja, ama belki. Küçük bir ihtimal, evet ufacık. Tabloyu geçip içeriye daldıklarında Aeja fazla düşünmeden ileri atıldı. Neler çevirdiklerini görmek istiyordu. Tablo kapanmadan içeriye süzüldü ve diğerlerine çaktırmadan girişteki masalardan birinin arkasına çöküverdi.

____________________________________________________________________________________________________
karakterinimzayakoyacakgifiyokçoküzülüyorum
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ruby Aldershof
Gryffindor
Gryffindor
avatar



RÜTBE : I. SINIF
Gerçek İsim : zeze

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   Paz Ağus. 10, 2014 3:37 pm


Limonlu kek, elmalı turta, çikolatalı pasta…

Tayfanın kalanı birbirine laf sokup mutfağa girmenin yolunu ararken Ruby’nin minik beyninin içinde çınlamakta olan sözcükler bunlardı. Bu mutfak kaçamağı üzerinde öyle çok düşünmüştü ki Hogwarts’ın diğer köşelerinden farkı olmayan bu bölüm kızın gözünde kutsallaşmıştı adeta; keklerin ve turtaların sonunun gelmediği, balkabağı suyu pınarının cömertçe aktığı bir cennet. Dikildiği yerde her zamanki şapşallığıyla sallanıp diğerlerinin geçidi açmalarını beklerken Tony’nin yumulmalarını emreden uyuz sesiyle irkildi ve coşkulu fakat olabildiğince sessiz adımlarla Leja’nın arkasından portreye ilerledi. Öndekilerin heyecanlı adımlarını izlerken binadaşının üzerindeki sevimli etek dikkatini çekti; bir ara şunu kendisinden çalsam, ay yani ödünç alsam iyi olur, diye düşünüp bunu yapılması gerekenler  listesine ekledi. Toplamakta hep büyük bir zorluk çektiği dikkati, adrenalinin etkisiyle dağılmıştı; tek düşünebildiği birazdan yapacakları mükemmel gece atıştırmasıydı.

Mutfağa girdiği anda zaten beklentileriyle büyülenmiş olan aklı daha da şapşallaştı ve tıpkı arkadaşları gibi ağzı açık şekilde mutfağın karanlık ortamına baktı. Kapatmayı başarabildiğinde ağzından çıkan ilk cümle, bir fısıltı halinde ve tutkulu biçimde söylenen bir ‘‘Vvvay be!’’ olmuştu. Arkadaşlarından birinin ‘‘Lumos!’’ dediğini duydu ve karanlığın içinde asanın ucundan beliren loş ışığın aydınlattığı yemekleri gördüğünde biliyordu ki bu noktadan sonra ağzını konuşmak için değil başka bir amaç için kullanacaktı ve bu oburluğuyla nam salan Ruby Aldershof’un içini dünyanın en sevimli neşesiyle dolduruyordu. Boyunun zar zor yetiştiği tezgahlarda duran turtalara, şekerlere, keklere ve çeşitli tatlılara gözünü koyduğunda ise mutfağın günler boyunca hayalini kurduğu kutsal mekandan çok da farklı olmadığını düşündü. Karnının gurultusunu tuhaf bir kıkırdamayla bastırdı ve saldırgan bir yavru maymun gibi arkadaşlarıyla birlikte tıkınmaya koyuldu.

____________________________________________________________________________________________________



too late bitch:
 

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Bambi Wiik
Hufflepuff
Hufflepuff
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Gerçek İsim : liena
Lakap : bambicik, BAMFie

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   Salı Ağus. 12, 2014 6:27 pm


Kabul edilmeliydi ki Bambi Wiik bu akşam da ilahi bir gücün evrene verebileceği en muhteşem hediyeydi. Normal şartlarda kendi harikalığına olan hayranlığını dillendirecek kelimeleri gayet fazlaydı - evvela bunu bir netleştirelim. Ama şu an olabildiğince sessizdi minik cadı, sebebini sormayın. Ya da sorun, çünkü sorsanız da sormasanız da anlatmayı düşünüyorum... Bu gün galiba ikinci ya da üçüncü ders sırasında, masasına tüy kalemi ile birkaç şekil çizmekle sahiden çok meşguldü. Kafasını eserinden kaldırmadan Lojas ile ortalarında duran mürekkep şişesine uzandı, soğuk cam yerine sıcak bir eli tutunca aniden bakışlarını kaldırdı ve elini kendine doğru hızla geri çekti. Masayla arasındaki üç santimi arttırırken küt kesim saçları minik suratının iki yanında sallandı. ‘‘Mürekkebi kullanabilirsin dedim kullanabilirsin demedim!’’ Ne? Çeviri: mürekkebi bana lazım olduğu sırada al kullan dememiştim. Ama Lojas bunu anlamadı çünkü hayatı boyunca kimse ona ooo Bambice var veriyim mi bir dal diye sormamıştı. Saçma cümlesini açıklamaya yeltenmeden kıpkırmızı yüzüyle dersin bitimine kadar masada yastık yaptığı kolları üstüne uyuyormuş gibi yaptı. Omzunu dürten parmağa da hiç oralı olmadı.
&
"Bu gece çok eğlenceli olacak Bamb."

Öyle fazla eğlenceli olması gerekmiyordu, doyurucu olsa yeterdi. Ama bu düşüncesini dile getirmedi. Hala az konuşuyordu ve bu tehlikeliydi be. Bambi Wiik için kelimeler her gün düzenli olarak boşaltması gereken kimyasal atıklardı, eğer vücudu içerisinde kalırlarsa - ne olacağını kimse bilmiyordu çünkü ilk kez bu kadar sessizdi. Ama eminim yine hiç kimse denemek de istemezdi. Ben istemem... Guruldayan karnını tuta tuta yere sürttüğü adımlarını arkadaşlarıyla buluşacakları noktaya doğru sürdü. Nihayet diğerlerini gördüğünde kuzen Pilvi'ye ertesi gün ne tür bir şeytanlık yapsa onu düşünüyordu. Sonra Pilvi demişken aklına pilav geldi. Pilav demişken midesi gene kendi dilinde muhtemelen ağladı. Kafasını düşüncelerinden uzaklaştırıp normal dünyaya döndüğünde keşke dönmesem dedi. Lojas ve Tony'nin muhteşem iletişimlerine şahit olmak için yeterli kıymette miydi? Yani tabii ki öyleydi ama olmasaydı da olurdu sevgili ilahi güççüğü. Elini alnına vurdu ve ofladı. Kapı açıldığında içeri dalan ilklerden biri de oydu. "Sizce patates piyazı bulma olasılığım ne kadar? Ya da patatesli börek." Belki fark etmemiştiniz ama canı patates çekiyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Léja Partanen
Gryffindor
Gryffindor
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Karakter Yaşı : on biv.
Gerçek İsim : ipek.

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   C.tesi Ağus. 16, 2014 10:53 pm

“IY NE DEDİN????!!!” Kocaman açılmış ela gözlerini, karşısındaki çocuğun minik suratına dikti. Yavaşça aşağı yukarı, sessiz olmasını işaret eden elleriyle birlikte sesinin yüksekliğini azaltırken az önce duyduğu kelimelerin şokuyla konuşmasına devam etti. “Carlie’nin sutyeni mi?! Lucas sen sapık mısın? Ya da salak. Gerçi ikisi de aynı şey değil mi? Of bilmiyorum ama SEN CİDDİ MİSİN?!” Binasının loş ışıklara ve kırmızıya bürünmüş ortak salonunda, fazla göz önünde olmayan küçük koltuklardan birine oturmuş, koltuk kolunun yan tarafına dirseklerini yaslayarak kendisine doğru eğilmiş; saçmalamakta olan büyücüyü dinliyordu. Léja arkadaşlarını kesinlikle çok severdi ama Hogwarts’a onları mutlu etmek adına insanların sutyenlerini çalmaya gelmemişti. “Hadi ama Léja, bak benim en iyi arkadaşlarımdan birisin yani senden böyle bir şey istediğime göre? Yani sana bunu söyleme yüzü buldum dimi, sadece bi sutyen zaten ne olacak ki? Birinden hoşlanıyor olabilirim bu normal bir şey değil mi o zaman sutyenini istemem de normal gerçi sen daha küçüksün bunu anlamıyor olabilirsin ama minicik bir şey istedim zaten sen kızsın yani gidip birinin sutyenini alman kadar doğal ne var?” Büyücünün git gide saçmalayan sözleri üzerine kaşlarını çatıp kollarını önünde birleştirdi, bu çocuk gerçekten maldı biraz, yani galiba. Ya da tatlıydı, yani evet kesinlikle tatlıydı Léja itiraf etmeliydi ve halasının yaptığı kekler kadar tatlı bulduğu bir çocuğun kendisinden başkasının sutyenini istemesi biraz sinir bozucuydu. “Ben senden sadece iki ay ve beş gün küçüğüm tamam mı? Tatlı olduğun kadar zeki değilsin galiba.” Ne söylediğinin farkında olmadan yanaklarını kırmızı renginin doldurmasıyla birlikte bir eliyle ağzını kapadı. Gerçekten çok utanmıştı. “Yani öyle- neyse. Ya sen daha kaç yaşındasın hem ne sutyeni sapık sapık şeyler istemesene benden. Ayrıca Carlie, Lilith’in en yakın arkadaşı. Lilith, biliyorsun değil mi? Ablan hani? İşte o var ya bunu öğrenirse senin dilini kesip köpeğine yedirir. Hatta bunu sorduğunu ona söyleyeyim de gör gününü.” Başını dikleştirip, saçlarını Lucas’ın suratına çarptırarak, ona bir söz şansı tanımadan paldır küldür oturduğu koltuktan kalkıp, ortak salonu çıkışına doğru ilerledi.

Koridorlara çıktığında tabii ki derdi Lilith’le konuşmak değildi. İspiyoncu bir cadı olarak anılmak Léja’nın istediği son şeydi; Lucas’ın sevimli yanaklarının kızardığını görmeyi ne kadar çok istese de… Bütün bunları ve büyücünün kendisinden rica ettiği şeyleri düşünürken ne kadar acıktığını fark etti. Tatlı kek düşünceleri canının bulabildiği bütün çikolataları yemek istemesine neden olmuştu. Bu da tabii az sonra Mirja gibi hınzır olabilmek amacıyla uygulayacakları plan için heyecanlanması konusunda iyi bir etken değildi. Merdivenleri olabildiğince hızlı inerek, karanlıkta ortak bir amaç adına toplanan minik gruba katılıp, güzel yemek kokularıyla dolup taşan mutfağa giriş yaptı. “Çikolatalı kek istiyorum! Çok çikolatalı olsun! Luca- yani halamın yaptığı kekler kadar tatlı olsun.” Kimsenin ne demek üzere olduğunu anlamadığını umarak içeri koşuşan öğrenciler arasından ikizine doğru bağırdı. “LÓJAS BANA YARDIM ETSENE.”

____________________________________________________________________________________________________

"My mother told me that my fingertips are long enough to touch the moon,
but soft enough to catch the stardust."


xx

:♦♦:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lójas Partanen
Hufflepuff
Hufflepuff
avatar

RÜTBE : I. SINIF
Karakter Yaşı : on bir.
Gerçek İsim : miray.
Lakap : ló.

MesajKonu: Geri: onlar bir inci   Çarş. Ağus. 20, 2014 7:30 pm



Léja'nın kulak tırmalayan sesi emrin en kibirli tonuna büründüğünde, Lójas'ı ayak işlerine koşturmayı son zamanlarda alışkanlık edinmiş ikizine muzip bir sırıtışla baktı. Etrafını saran ve çeşit çeşit yemekleri minicik boylarıyla taşıyan birbirinden misafirperver ev cinlerine bakarak, hemen yanındaki tepsiden iki tane çikolatalı muffin kaptı, Léja için, ya da Léja'nın bir kısmı için en azından. Ev cinlerinin tepesinden net bir açıyla gördüğü ikizine dil çıkardı ve neler olduğunu anlamasına fırsat vermeden muffinleri suratına doğru fırlattı. "Afiyet olsun cınım." Léja'nın çikolataya bulanıp bulanmadığını göremedi, muffinlerin isabet etmesini beklemeden bir kez daha ev cinlerine dönmüştü. Elmalı turta taşıyan ev cinini ve süt dolusu kadehleri taşıyan ev cinini ufukta gözüne kestirip, mutfaktaki tüm öğrencilere ve ev cinlerine makas atarak ilerlemeye koyuldu. Ruby gözlük camlarından birine çikolata bulaştığından habersizce tıkınıyor, Tony bulduğu her şeyi midesine indiriyor, Bamb ise hala patatesli bir şeyler arıyordu. Önce elmalı turtalara baktı, sonra Bamb'iye. İkisi arasında seçim yapmak çok zordu biri şu an haz verecekti, diğeri ise geleceğine yatırımdı. Hani belki Bamb ile.....

Mutfaktaki herkes onu şalgam sanabilirdi, o derece kızarmıştı bu düşüncelerle. Bu suratla Bamb'in yanına gitmek istemedi bu yüzden patates kroket taşıyan ev cinine Bamb'i gösterip oraya gitmesini rica etti ve elmalı turtalarına koşmaya devam etti. Turtalarla onu bekleyen ev cinini kucaklıyıp tıkınmaya başlamıştı, bir yandan da kendini anlatıyordu ev cinine, arada bir turta yapıp getirmesinin hiç sorun olmayacağını, yanında süt olursa mutluluktan uçacağını ve...

Devamını getiremedi Lójas. Birkaç saniye öncesinden çok farklı bir gerçeklikteydi. Tony'nin kibrinden bile büyük devasa bir turtanın üzerinde, hava boşluğunda uçuyordu. Büyücü toplumunun pek çok şeyi başardığını, Muggleların ise saçma sapan aletleri birleştirip havada kalabildiğini biliyordu ama kimsenin bir turta ile uçuşu icat etmediğine emindi. Öyle bile olsa, bir an Hogwarts mutfağındayken hemen ardından kendini uzayda uçarken bulamazdı. Bir şeylerin ters gittiğine dair ilk ipucu bu olmuştu. İkinci ipucu ise, Toby'nin kafasının hava boşluğunda helyumlu balon gibi uçmasıydı. Evet, bir şeyler kesinlikle tersti. Lójas oturduğu turtaya baktı ve çocuksu bir merakla, turtayı yiyip yiyemeyeceğini merak etti. Elini turtanın düzgün kesilmiş paralellerinden birine daldırdı ve kopardığı parçayı ağzına attı. YEDİĞİ EN GÜZEL TURTAYDI. Yedikçe turtanın artık uçmamasından ve altında uzanan sonsuz boşluğa düşmekten korkuyordu fakat turta o kadar büyüktü ki hiçbir zaman o kadarını yiyemezdi. Lójas turtayı yerken bir yandan etrafına bakınıyordu. Tony'nin balon halindeki suratı hala yanında uçuyordu. Bir takım parlak şeylerin yanından geçiyorlardı, gezegen olabilirlerdi belki de... Muggle dayısının ona televizyon denen komik camdan izlettiği film denen bir şeyde uzaydaki cisimleri içine çeken bir kara delik görmüştü, o filmdeki kara deliğin yanından geçiyordu. Lójas bir tarafı açık uyuya kalmış olmalıydı. Tony'nin kafası yanında süzülürken bir toplu iğne olmasını umdu Lójas. Eğer kendi bilinç altındaysa, hemen belirmeliydi. Etrafına bakındı ve etraftaki her şey gibi devasa bir toplu iğne birkaç santim ötesinde belirdi. Küçücük boyuyla kendinden beş kat uzun toplu iğneyi kaldırdı, bir kuş kadar hafifti. Tony'nin helyumdan oluşan -ki bu çok ironikti, Tony'nin kafası gerçekten gazdan oluşacak kadar salak bir çocuktu- kafasına doğru uzattı ve BATIRDI. Bir zamanlar kafa şeklinde olan balon çığlıklar atarak patladı, içinden tonlarca şeker fışkırdı. Turtasının üstünde ayağa kalkıp zıplayarak şekerleri havada kapmaya çalıştı Lójacığımız.....

Az ileride, orada olmaması gereken ve bilinç altında olmuş olmasına milyonlarca kez şaşırdığı bir kızı gördü. Slytherin'den gıcık mı gıcık bir kız. Ravenclaw'un kuul çocuklarından Travis'in kardeşi olduğu için tanıyordu. Ona bir şeker fırlattı Lójas. "Burda napıyosun?!" Belki de bilinç altında değildi, küçük cadoloz bir şekilde yanlarına sızmayı mı başarmıştı. Ondan beklenirdi.

NOT: ARKDŞLR UZUN OLMUŞ GLB SORRY. LOVE YOU. BYE.

____________________________________________________________________________________________________

:::
 
work hard play hard:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: onlar bir inci   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
onlar bir inci
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Biz Siz Onlar
» DEVRİM GEMİSİ FIRTINAYA KAPILIP ASLA BATMAZ ÇÜNKÜ O GEMİ ÇOK DENİZ GEZMİŞ.
» Bill: "Onlar beni çoğunlukla eşcinsel diyerek çağırırdı."

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Mutfak-
Buraya geçin: