AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
ACCIO WIDGET!        
Yönetim
Puanlar
Enler
Pano

Paylaş | 
 

 j & c

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Claudia Chelestis
Ravenclaw
Ravenclaw
avatar

RÜTBE : VII. SINIF
Gerçek İsim : s

MesajKonu: j & c   Çarş. Tem. 23, 2014 1:47 am




go let it out
j. ilmarinen & c. chelestis


Sonbaharın bir hayal kadar yumuşak ve altın kadar parlak ışığı penceresinden süzülüp genç kadının tenine dokunurken gözlerini onun için ilginç olacak bir güne açtı; elbette henüz haberi olmadığı bir şekilde. Karamelin en yumuşak tonlarındaki saçlarından kemik beyazlığında parmaklarını geçirirken her zamanki gibi ayak ucuna kıvrılmış ufak, sıcak ve mırlayan varlığı hissetti, dudaklarının hafif bir gülümsemeyle kıvrılmasına yetmişti bu. Yaz tatilinde sokakta ölmek üzereyken bulduğu bu minik, kahverengi kedi okulun ilk aylarında onu en mutlu eden şeydi neredeyse; hele ki bu kadar çok bilinçsiz ve rastgele yaşayan canlılarla sarmalanınca. Yatakhanenin belli belirsiz çiçeksi bir parfümle bezenmiş ferah havasını ciğerlerine çekip üstündeki ince battaniyeyi attı, ufak bir sabah gezintisi için ideal görünüyordu her şey. Kedisi Amber esneyip gerinirken kulaklarının arasını okşadı, ardından saten geceliğini çıkarıp beyaz bir gömlek, dar ve mat bir siyah pantolon, ve koyu kahverengi çizmelerini giyip aynanın karşısına geçti. Okyanus mavisi gözlerinin altı gecelerdir çalışmaktan çökmüş, yanaklarına hemen her daim hakim olan hafif pembeliğin yerini de elmacık kemiklerinin olduğundan fazla çıkık duruşu almıştı. Tüm bunların tamamen çalışmakla alakası yoktu belki de, ama bunu itiraf etmek bir yana, böyle bir fikrin zihnine en ufak nüfuzunu engelleyecek duvarlar örmüştü.

Güneş ışığının yakıcı değil, ısıtıcı yüzüyle kendisini göstermesine şükrederek avlu boyunca yürüdü genç kız, sabahın bu saatinde bile ona göre başının dönmesine sebep olacak kadar fazla olan öğrencileri tamamen yok sayarak avlunun en dipte kalan banklarından birine bıraktı kendisini. Sonbaharın serin rüzgarı saçlarını okşarken gözlerini kapatıp bu avluda en son ne zaman bulunduğunu hatırlamak için zorladı zihnini. Muhtemelen geçen dönem, Jaska ile. İlişkileri nedenini bilmediği ve aslında artık merak etmeyi de bıraktığı bir şekilde kesildikten sonra, okula döndüğünde kendisini derslikler ve yatakhane dışında bir yere gitmeye adeta zorlar olmuştu ne de olsa. Bir insanın ruh halinde bu kadar büyük bir etki yaratabileceğini bilmemişti hiç, ama hiçbir şey yapmayarak bile genç kuzgunun karakterinde bir iz bırakmıştı işte. Cildiyle hemen hemen aynı solukluğa sahip dudakları hafif hüzünlü bir gülümseme ile kıvrılırken bir yandan da ilginç bir şekilde rahatlamış hissediyordu. Jaska ile hiçbir zaman klasik bir ilişkileri yoktu, olmayacaktı, ve klasik ilişkiler hemen her daim büyük bir tartışma ya da anlaşmazlıkla sonuçlanırdı. Oysa bu sefer, bu olayda böyle değil. Kimse kimseye kızgın değildi, ortada bir suç yoktu, ve bu Claudia'nın şükredebileceği bir huzur sağlıyordu ona. Üzüntü ve boşlukla sarmalanmış da olsa, huzur. Şimdi, anlam veremediği insanlarla sarmalanmış ve sadece akıntıya kapılmış hissederken, ona kalmış hemen hemen tek şey buydu denilebilir.

____________________________________________________________________________________________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Jaska Ilmarinen
Slytherin
Slytherin
avatar

RÜTBE : VII. SINIF
Gerçek İsim : çağlar.

MesajKonu: Geri: j & c   Cuma Tem. 25, 2014 2:27 am


Genç bir adam göründü avluyu arşınlayan sabahın erken bir saatinde. Platin saçları rüzgarın etkisiyle dağılan, üzerinde kolları özenle dirseklerine kadar katlanmış bir okul gömleği ve pantalonunu olan ve zihninde benim bile bilmediğim şeyler gizleyen. Zaten o, anlaşılması zor biri hiçbir zaman olmadı -ya da olamadı. Sakin bir deniz kadar berraktır karakteri, sadece gereğinden fazla derinlik taşır. Sahip olduğu derinlik ise tamamiyle tüm dünyasını kendi bakış açısına uyarlayıp yorumlamasından kaynaklanıyor. Ancak etrafındakiler için de bir bariyer görevi görüyor bazen kendi zihin yapısı ve her şeyden uzaklaşarak sadece ayrıştıramadığı düşüncelere odaklanıyor. Gelelim ki, son birkaç ayını böyle geçirmediğini söylersek de yalan olur. Herkesle iletişimini kesmesi ve sadece kendisini geliştirmeye yönelik bu ufak macerasının sonuçlarını düşünmemişti oysa. O, narsistliğine o kadar alışkındı ki altı üç yıllık Claudia'sını dahi çok rahatça bir kenara koyup orada kalmasını umabilmişti. Bunun bir hata olduğunu ise kendi problemlerini ikinci plana atmayı akıl edebildiğinde fark edebilmişti. Jaska ve Claudia'nın nasıl tanıştıkları, ilişkilerinin nasıl başladığını yahut halen daha nasıl olup da beraber olduklarının cevapları hala daha bilinmiyorken, söyleyebileceğim en azından şudur ki Jaska'yı adam edecek bir kadın varsa o da budur. Öyle ki, bu genç adamın saygı duyduğu nadir kadınlardan bir tanesiydi ve ikisi de farkındaydı ki, herhangi bir sözüne boyun eğeceği tek kişiydi. Onun kadar kendisini üstün tutan biri için bu gerçekten büyük bir olaydı. Claudia Chelestis, Jaska Ilmarinen'in zırhının altında varlığını sürdüren büyük bir zayıflıktı aynı zamanda. Kötü ya da klişe bir anlamda değil de daha çok verdiği bir taviz olarak da adlandırılabilir.

İşte bu yüzden de oğlanın asit yeşili gözleri, tanıdık simayla karşılaşınca duraksadı. Onun burada olduğunu başından beri biliyordu, bir açıklama borçlu olduğunun da farkındaydı ancak ne diyeceğini kestiremiyordu. Gerçi, sahiden bir açıklamaya gereksinimi var mıydı? Claudia'nın bazen en basit şeylere tepki verecek ancak bazense kendisini birinci elden ilgilendiren şeyleri umursamayacak kadar tutarsız olduğunu daha önce de görmüştü. Örneğin beşinci sınıftalarken diagon yolunda yok yere girdiği düelloyu* hala daha anımsıyordu, o zaman kendisinin araya girmesinin iyi bir fikir olacağını sanmasını da. Ancak ne kadar değiştiklerini bilmiyordu. Finli oğlan şu an aynı sahneyi görse umursamadan geçerdi muhtemelen, gereksiz yere yapılan düellolardan biri derdi. Aptalların oyunlarından biri daha! Hala daha on beş yaşında olsalardı ne kadar da kolay olurdu oysa. O zamanlar Claudia'yı tam olarak tanıdığını düşünmüştü, sadece üzerinden üç yıl daha geçip de kızı şu an bile tanıdığı kadarının sadece kırıntılardan ibaret olduğunu fark edene dek. Genç kadının da Jaska'yı ne kadar tanıdığı bilinmiyordu ya. Belki bu da neden birbirlerinden sıkılmadıklarının bir kanıtıydı.
Bankta, Claudia'nın yanında yerini aldığında, her zaman için ağırbaşlılığı tercih eden bu çift için pek fazla bir temas yahut konuşma olduğundan söz edemezdik. Ancak Jaska'nın gözlerinin en sevdiği sanat eserini belki bininci kez incelermişçesine kızın yüz hatlarında gezinmesi ve ince dudaklarından durumu en iyi özetleyecek kelimenin çıkması uzun da sürmedi. "Özledim."

Out:
*Düello olayı, 2010'da yaptığımız RPlerden biriydi. Linki için baktım ama bulamadım.
Ayrıca RP güzel olmadı, özellikle ilk paragrafı ama bana çok içten geldiğinden silmeye de gönlüm el vermedi. -üşendi Konuyu da bir toparlamak istemiştim zaten, bence pek o da olmadı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
j & c
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Avlu-
Buraya geçin: